EN

“Coğrafyayı Değişemeyiz Ama Bu Kötü Gidişi Değişebiliriz”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'i kabul ederek görüştü.

Cumhurbaşkanı Akıncı, kabulde yaptığı açıklamada, Doğu Akdeniz’deki enerji yatakları konusunun barışa, huzura hizmet eden bir araç olarak değerlendirilmesinin akıl işi olduğunu defalarca dile getirdiğini anımsatarak, Bakan Dönmez’in de önceki açıklamalarında barış mesajlarını gözlemlemekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

“COĞRAFYAYI DEĞİŞEMEYİZ AMA BU KÖTÜ GİDİŞİ DEĞİŞEBİLİRİZ”
Özelikle Orta Doğu'da enerji kaynaklarının toplumları ayırarak savaşlara neden olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:


“Orta Doğu’nun tarihi, kan ve göz yaşının, petrolün tarihidir. Ama bu kötü talih elbette bölge halklarının kaderi değildir. Bu değişebilir. Coğrafyayı değişemeyiz ama bu kötü gidişi değişebiliriz. İlişkilerin yeniden tanımlanmasına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Hem Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasında, hem bu coğrafyada Türkiye ile Yunanistan arasında, Türk ve Yunan halkları arasında, bölge ulusları arasında da yeni barışçı, karşılıklı yarara dayalı ilişkiler tesis etmek mümkündür diye düşünüyorum. Bunun yolu diyalogdan geçer. Bunun yolu, sizin de desteğinizi belirttiğiniz, ortak komitelerin kurulmasından geçer ve iş birliğinin tüm taraflara getireceği faydaların idrakinden geçer.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, hidrokarbon konusunda ortak komite kurulması önerisinin Rum tarafınca aceleyle kategorik olarak reddedilmesinden sonra, 9 Ağustos’taki görüşme ve sonrasında olaya bir kez daha bakma ihtiyacı duyulması beklentisini ifade ederek, öneriyi sunduktan sonra, temas ettiği AB üyesi ülkeler de dahil yabancı diplomatların, “yerinde bir öneri” tespitini yaparak, “bu önerinin kolay kolay öldürülemeyeceğini” ifade ettiklerini aktardı.

“Umarım öyle olur” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye ile birlikte bu akılcı yolu yürümeye devam edeceklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

“Ama herkes de şunu bilecek; eğer ortaklaşama fikrine inat ve ısrarla yanaşmayarak kendi yollarını yürüyeceklerse, bizlere de kendi yolumuzu yürümekten başka alternatif bırakmadıklarının da bilincinde olacaklar.


Bu olaya baktığım zaman üç seçenek görüyorum; bir tanesi daha 2015 yılında müzakereye başlarken Rum lidere söylediğimdir. ‘Hidrokarbon konusu geçmişte müzakerelerin sonlanmasına neden oldu, Barbaros Hayrettin araştırma gemisi geldi diye siz masayı bırakıp kaçtınız. Müzakere masasını terk eden siz oldunuz’ dedim. O dönemde ‘önümüzdeki müzakere sürecinde, yine mi bu tek yanlı çalışmalara devam edecek misiniz’ dedim, ‘Hayır. Bu yönde herhangi bir girişimimiz olmayacak, en azından görünür gelecekte olmayacak’ dedi. O dönemde görüşmeler bu şekilde başladı. İlk bir, iki yılda da iyi mesafe alındı. Ama ondan sonra, 2017 yılıyla birlikte yeniden lisanlar, kazılar gündeme geldi. Demek ki burada birinci şık, o ilk verilen söze uygun davranmak, yani müzakerelere bir şans tanımak ve bu konuda tek yanlı hareketlerden kaçınmak. Bu olursa, o zaman bir moratoryum üzerinde uzlaşılır ve taraflar bundan imtina eder ama tek yanlı harekete devam ettiğiniz takdirde o zaman geriye iki seçenek kalıyor. Birisi, ortak bir komite kurup birlikte hareket edebileceğimizi göstermek ve bunun nimetlerinden ortaklaşa yararlanmanın yollarını bulmak. Eğer o da olmuyorsa, geriye kalan üçüncü alternatif, bugün olandır; onlar araştırma yapıyorsanız biz de yapmak durumundayız, onlar kazıyorsanız biz de kazmak durumundayız. Farkındasınız, bu söylediklerimde onların tavırlarına bağlı tavırlarımız söz konusudur. O nedenle bizi kimsenin suçlayabileceği bir nokta olmaması gerekir. Kendilerine bu opsiyonları yıllardan beri tanıdık ve şu anda bulunduğumuz durumu, biraz da onların tercihleri şekillendiriyor demektir. Ortaklaşma yok, moratoryum yok o zaman herkes kendi yolunda gidecek demektir.”

“9 AĞUSTOS’TA YİNE ORTAK AKIL YOLUNU, ORTAK KOMİTEDE BULUŞMAYI ÖNERECEĞİM”
Cumhurbaşkanı Akıncı, akıl yolunda buluşmanın, herkese daha yararlı bir ortamı yaratmaya aday olduğunu belirterek, Rum Lider Anastasiadis ile gayrı resmi görüşmesi çerçevesinde 9 Ağustos’da bir araya geldiklerinde yine ortak akıl yolunu, ortak komitede buluşmayı önereceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Görüşmede bu bölgede dostluğun barışın tüm toplumlara getireceği faydadan bahsedeceğim. Bu söylemlerimiz umarım yeterli karşılık bulsun. Barıştan dostluktan, özellikle Türkiye gibi büyük bir devletin dostluğundan Kıbrıslı Rumların da Yunanistan’ın da kazanacağı çok şey olduğuna inanıyorum. Bu nedenle sizlerin bu ziyaretinin önemli olduğunu ve doğru mesajlar içereceğine de yürekten inanıyorum” diye konuştu.
TÜRKİYE ENERJİ BAKANI FATİH DÖNMEZ’İN AÇIKLAMALARI
Türkiye Enerji Bakanı Fatih Dönmez de, kabulünden dolayı Cumhurbaşkanı Akıncı’ya teşekkürlerini sunarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamlarını iletti.
KKTC ile enerji arz güvenliğine katkı sağlamak amacıyla hem teknik hem de ekonomik olarak iş birliğinin artarak devam ettiğini ifade eden Fatih Dönmez, temaslarında bu konuları etraflıca tartışacaklarını kaydetti. KKTC’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) doğal gaz arama, üretim ruhsatıyla ilgili konuları da görüşeceklerini ifade eden Dönmez, bugün Yavuz Sondaj gemisine inceleme ziyaretinde bulunarak, çalışmaları yerinde değerlendireceklerini söyledi.

“ORTAK KOMİTE ÖNERİSİ SON DERECE YERİNDE BİR TEKLİF”
Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin sonuna kadar yanında olduklarını defaatle ifade ettiklerini dile getiren Türkiye Enerji Bakanı Dönmez, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi adanın tek hakimi ve tek yöneticisi olarak kendisini görmesini ve tek taraflı adımları bizim kabul etmediğimizi daha önce de ifade etmiştik. Bu kapsamda zatı-alilerinizin geçtiğimiz ay yapmış olduğu teklif son derece yerinde bir teklif, adanın doğal kaynaklarının kurulacak ortak komite yoluyla değerlendirilmesini biz de destekliyoruz. İnşallah karşı taraf da bu teklifinize olumlu yanıt verir” diye konuştu.

“TÜRKİYE SÜRECE KATKI SAĞLAMAYA HAZIR”
Doğal kaynakları çatışmanın değil, barışın ve adanın refahına 
katkı sağlayacak önemli bir etken olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Dönmez, “Türkiye Cumhuriyeti olarak da bu müzakerelerde, ihtiyaç halinde, arzu edildiğinde sürece katkı sağlamaya da hazır olduğumuzu bir kez daha buradan ifade etmiş olayım” dedi.