EN

Cumhurbaşkanı Akıncı New York'a Hareket Etti

Ercan’dan ayrılmadan önce basına açıklama yapan Cumhurbaşkanı Akıncı, “New York’a yapıcı bir ruhla, makul ve uygulanabilir olanda uzlaşma arzusuyla gidiyorum. Çok açıktır ki çözümsüzlüğün devamı Kıbrıs’ta her iki toplumu da olumsuz olarak etkileyecek” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmek üzere bu sabah Amerika’ya hareket eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York’a yapıcı bir ruhla, makul ve uygulanabilir olanda uzlaşma arzusuyla gittiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı Amerika’ya gitmek üzere bugün saat 11.00’de KKTC’den ayrıldı.

Kıbrıs sorununda eski müzakere süreçleri döneminin kapandığını kaydeden Cumhurbaşkanı, “Takvimli ve sonuç odaklı bir sürecin gündeme gelmesi ve siyasi irade ve kararlılıkla davranılması artık zorunlu hale geldi. Geçmekte olan zaman ise Kıbrıs’ta statükonun pekişmesine hizmetten başka bir işe yaramaz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının 2015 yılında siyasi karar alınarak açıklanan güven yaratıcı önlemlerin tümünün arkasında olduğunu kaydederek, “Bunların gereklerini yerine getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Beklentimiz aynı karşılığı diğer taraftan da görmektir” dedi. Cumhurbaşkanı, Derinya ile Aplıç’la birlikte alınan mobil telefonların her iki bölgede çalışması ve elektrik şebekelerinin kalıcı olarak bağlanması kararlarının da olduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bir yandan Kıbrıs’ta çözüm yönünde ilerleme öte yandan bizim de hakkımız olan doğal gazda işbirliği, bunun yanında Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde gümrük birliği güncellemesi ile başlayarak yeni bir ivmenin yakalanması tüm ilgili taraflara yarar sağlayacak gelişmeler olarak görülmelidir. Kısacası ortak vizyon bu olmalı” dedi.

Kıbrıs Türk halkının yetkilendirdiği Cumhurbaşkanı olarak sadece Kıbrıs Türk toplumu adına konuşabileceğini belirten Akıncı, “Bunu yaparken, Kıbrıslı Türklerin haklarının, özlemlerinin ve kaygılarının bilincinde olarak hareket edeceğimiz kuşkusuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, “Geleceğe dair zemini olmayan boş umutlar pompalamak ne kadar yanlışsa hep kara senaryoları kader olarak benimsemek de o kadar yanlış” uyarısında bulundu.

“BU YILKİ TEMASIN DİĞER YILLARDAN FARKLI BİR YANI VAR”

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun her yıl eylül ayında toplandığını, bu dönemde birçok uluslararası temasın ve faaliyet gerçekleştiğini anımsatan Akıncı, “Bizler de genellikle her yıl bu dönemlerde New York’a gidiyor, çeşitli temaslar yapıyoruz. Bu temasların kuşkusuz ki en önemlisi Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile olan görüşmedir” dedi.
New York’ta bazı üst düzey görüşmelere yarından itibaren başlayacaklarını da kaydeden Akıncı, hafta sonu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geleceklerini anımsattı.

Bu yılki temasın diğer yıllardan farklı bir yanı olduğunu vurgulayan Akıncı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in geçici özel danışman olarak görevlendirdiği Jane Holl Lute’un ilgili taraflarla gerçekleştirdiği ve tamamladığı görüşmelerin raporunu Guterres’e sunmasının beklendiğini anımsattı.

“SAYIN GENEL SEKRETER BUNDAN SONRASI İÇİN NE DÜŞÜNDÜĞÜMÜZÜ DE DİNLEMEK İSTEYECEKTİR”

Akıncı, “Sayın Guterres bu rapor ışığında değerlendirmelerini taraflarla paylaşıp bundan sonrası için bizim ne düşündüğümüzü de dinlemek isteyecektir” dedi.

Crans Montana sonrasında geçtiğimiz yılın Eylül ayında da BM Genel Sekreteri ile yine buluştuğunu, hem bu görüşmede hem de iki ay önce özel danışman Lute ile görüşmelerinde Kıbrıs sorununda artık eski müzakere süreçleri dönemi kapandığını dile getirdiğini anımsatan Akıncı, şöyle devam etti:

“Takvimsiz ve sonuç odaklı olmayan süreçlerle sadece zaman tüketilebilir. Geçmekte olan zaman ise Kıbrıs’ta statükonun pekişmesine hizmetten başka bir ise yaramaz. O nedenle yıllardır uygulanan yöntemlerle bir yere varılamadığı anlaşıldığına göre, takvimli ve sonuç odaklı bir sürecin gündeme gelmesi ve siyasi irade ve kararlılıkla davranılması artık zorunlu hale gelmiştir.”

“ÇÖZÜM YÖNÜNDE İNİSİYATİFLER ALDIK, ADIMLAR ATTIK. BUNA RAĞMEN SONUCA ULAŞAMADIK”

Kıbrıs Türk tarafının çözüme ulaşmak, barış içinde bir gelecek kurmak için yıllarca çaba harcadığını, 2004’te Annan Planı’na onay veren tarafın da Türk tarafı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, şöyle devam etti:

“Benim Cumhurbaşkanlığım döneminde yürütülen çalışmalarda da gerek Mont Pelerin, gerek Cenevre ve gerekse Crans Montana’da olsun çözüm yönünde inisiyatifler aldık, adımlar attık. Buna rağmen sonuca ulaşamadık. Bunun elbette çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenlerin en önemlisi, Rum tarafının yetkiyi ve refahı Kıbrıslı Türklerle federal bir ortaklıkta gerçek anlamda paylaşmayı içine sindirememesidir. Bu konuda verilebilecek çok örnekler vardır; ancak New York arifesinde hedefim yeni bir karşılıklı suçlama kampanyası başlatmak değildir. Çünkü New York’a yapıcı bir ruhla, makul ve uygulanabilir olanda uzlaşma arzusu ile gitmekteyim. Çok açıktır ki çözümsüzlüğün devamı Kıbrıs’ta her iki toplumu da olumsuz olarak etkileyecektir. 
Halbuki karşılıklı kabul edilebilecek bir çözüm hem Kıbrıs’ın her iki toplumuna ve diğer farklı topluluklara, hem de en yakınımız iki ülke olarak Türkiye ve Yunanistan’a da yarar getirecektir. Zaten oldukça karmaşık durumda olan Doğu Akdeniz yeni gerginliklere değil, yeni işbirliklerine sahne olacaktır.”

“Bir yandan Kıbrıs’ta çözüm yönünde ilerleme öte yandan bizim de hakkımız olan doğal gazda işbirliği, bunun yanında Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde gümrük birliği güncellemesi ile başlayarak yeni bir ivmenin yakalanması tüm ilgili taraflara yarar sağlayacak gelişmeler olarak görülmelidir. Kısacası ortak vizyon bu olmalıdır” şeklinde konuşan Akıncı, şöyle devam etti: 
“Buna aykırı gelişmeler, örneğin, Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde, Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’yi yok sayıp dışlayan tek yanlı yaklaşımlar; Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine, destek yerine takoz koyma anlayışı, Kıbrıs’ta çözüme katkı sağlamaktan çok uzak davranışlardır.

Kıbrıs sorunu sadece kendi içinde bir sorun değil, bunun çok ötesinde boyutları olan bir konudur. Bu bağlamda Kıbrıs’ın kendi içinde olanlar kadar, etrafında olanların da çok büyük rolü vardır. Geldiğimiz aşamada makul noktada buluşabilmek ve çözüm ve barış yolunda toplumlarımıza önderlik edebilmek tarihi bir sorumluluktur. Bu sorumluluk sadece bana değil, aynı zamanda Sayın Anastasiadis’e de düşmektedir. Bunun da ötesinde ilgili tüm diğer tarafların da yardımcı olmasının zorunluluğu vardır.” 
New York’a giderken bir hususun daha altını çizmekte yarar gördüğünü ifade eden Akıncı, şunları dile getirdi:

“Kıbrıs Türk halkının yetkilendirdiği Cumhurbaşkanınız olarak elbette sadece Kıbrıs Türk toplumu adına konuşabilirim. Bunu yaparken, Kıbrıslı Türklerin haklarının, özlemlerinin ve kaygılarının bilincinde olarak hareket edeceğimiz kuşkusuzdur. Kıbrıs Türk halkının siyasi örgütlerinin, sivil toplumunun aktif katılımı ve Türkiye ile yakın istişare her zaman olduğu gibi şimdi de gerekli olacaktır.

Belli bir noktada 2004’teki gibi bir karar anı söz konusu olursa eğer, bunun da halkımızın özgür iradesi ile gerçekleşeceği öteden beri bilinen bir husustur. Bugün o noktada değiliz. Ancak geleceğe dair zemini olmayan boş umutlar pompalamak ne kadar yanlışsa hep kara senaryoları kader olarak benimsemek de o kadar yanlıştır. Kıbrıs Türk tarafı olarak Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de barış ve işbirliği koşullarının oluşması için bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de katkı yapmaya devam edeceğiz.”
Akıncı, garantör ülkelerin görüşmesi ile Derinya ve Aplıç kapıları konusundaki soruları da yanıtladı.

GARANTÖRLERİN GÖRÜŞMESİ İYİ VE DOĞRU

Kıbrıs sorunun çözümü bağlamında her türlü diyaloğun yararlı olacağını, garantör ülkelerin yetkililerinin bir araya gelmesini, değerlendirme yapmasını iyi ve doğru bir gelişme olduğunu belirten Akıncı, “İş burada başlayıp burada bitmiyor. Kıbrıs’ta bulunacak herhangi bir çözümün asıl kurgulayıcısı ve uygulayıcısı Kıbrısları Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olacak” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York’a hareketinden önce Ercan Havaalanı’nda basının sorularını da yanıtladı. 
Aplıç’ın güney kısmındaki yol çalışmasının Ekime kadar sarkacağı anlaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bizim yolların yapılmasıyla ilgili sorunumuz kalmadı. Bu konuda özeleştiri yapmak gerekirse, Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim de gecikmelerimiz oldu” dedi. 

“Keşke biz kabinlerle, elektrik, telefon, internetle, her şeyimizle hazır olsaydık. Temennimiz ve olması gereken buydu ama zararın neresinden dönülse kârdır” şeklinde konuşan Akıncı, “Zaten Rum tarafı daha hazır değil. Hükümetimiz ‘Rum tarafı hazır olunca, geçici tedbirlerle bile olsa biz de hazır olacağız’ diyor. Hükümetin ve Müteahhitler Birliği’nin söylenenleri yerine getirmesini bekliyorum” dedi. 

Akıncı ilk olarak garantörlerin görüşmesiyle ilgili soruyu yanıtladı.

Mustafa Akıncı, garantör ülkelerin kendi aralarında istişare etme arzusunun bir süredir gündemde olduğunu kaydederek, “Bu konu özellikle Yunanistan Dışişleri Bakanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı arasında daha çok konuşulmuş bir konuydu” dedi.
İngiltere’nin bu konuyla ilgili bir süre sessizliğini koruduğunu ancak sonra onay verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, New York saatiyle bugün öğle saatlerinde üçlü bir görüşme gerçekleştireceğinin anlaşıldığını belirtti.

“HER TÜRLÜ DİYALOĞUN KUŞKUSUZ YARARI VAR” 

Cumhurbaşkanı Akıncı şöyle devam etti:

“Kıbrıs sorunun çözümü bağlamında her türlü diyaloğun kuşkusuz yararı vardır. Garantör ülkelerin yetkililerinin bir araya gelmesi, değerlendirmeler yapması gayet doğaldır. Bunu iyi ve doğru bir gelişme olarak değerlendiriyorum ama iş orada başlayıp orada bitmez. Kıbrıs’ta bulunacak herhangi bir çözümün asıl kurgulayıcısı ve uygulayıcısı Kıbrısları Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olacaktır. Bulunacak olan çözümün adı, içeriği ne olacaksa olsun onu hayatta tutacak, uygulanabilir, sürdürülebilir kılacak olan toplumların iradeleri olacak. Bu husus hiçbir zaman unutulmamalı.”

DERİNYA VE APLIÇ KAPILARI

Derinya ve Aplıç kara sınır kapılarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan, bu konuda 2015’te alınan siyasi bir karar olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti: 

“Kapıların açılması gecikti. Temel gecikme Aplıç’ta, Güney kısımda, 3 kilometrelik yolda, biraz da arazi koşulları nedeniyle oldu. Güneyde yolun yapımı sürüyor. Ekim ayının içinde bitmesi öngörülüyor. Eskiden daha yakın tarihler söyleniyordu. Şimdi Ekime kadar sarkacağı anlaşılıyor. Biz kendi bölgemizde gerek Derinya’da gerek Aplıç’ta yolları çoktan bitirdik. Yolların yapılmasıyla ilgili sorunumuz kalmadı. Ara bölgedeki yolların yapımı da bir süre gecikti ancak onların da bittiği biliniyor. Bizim tarafta eksik kalan ve geciken kabinlerin kurulması, çatıların yapılması, elektrik, telefon ve internet gibi bağlantıların halledilmesiydi… Bu konuda tabii bir özeleştiri yapmak gerekirse, Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim de gecikmelerimiz oldu. Gerek eski hükümet gerekse bu hükümet döneminde ben bu konuyla ilgili sürekli uyardım. ‘Biz her şeyimizle hazır olalım, Rum tarafı Aplıç’ta gecikiyorsa varsın onlar geciksin, biz gecikmeyelim’. Şimdi bu konuda şu ya da bu nedenle bazı gecikmeler oldu, özellikle eski hükümetten başlayarak, ancak şunu söyleyeyim, gerek eski hükümet gerekse şimdiki hükümet döneminde bu siyasi karara karşı bir tutum hiç olmadı. Bu kapıların açılmaması yönünde davranış gösteren hükümet mensupları söz konusu olmadı. Rum tarafında Aplıç’taki gecikmede, geçmişteki isteksizliğine yorulmak suretiyle de, kapıların aynı zaman diliminde açılması düşüncesi hakim oldu. Ama o gün geldi. Aplıç kapısı da hazır hale geliyor birkaç gün içerisinde…”

HÜKÜMET HIZLI HAREKET ETMEYE BAŞLADI

Hükümetle de, Müteahhitler Birliği ile de temas halinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı şunu kaydetti:
“Hükümetimiz hızlı hareket etmeye başladı. Bazı kabinler götürülüp Derinya ve Aplıç’a yerleştirildi. Derinya’ya iki, Aplıç’a bir kabin götürüldü. Geçici elektrik bağlantısı için çalışılıyor. Müteahhitler Birliği Başkanı normal prosedürlerden çok daha hızlı şekilde çalışıp, 20 gün içinde orayı kalıcı olarak yapabileceklerini söylüyor. Bu arada tabii hükümetin yetkisinde olan elden teklif usulü ile olayı hızlandırma söz konusu. Her gün bu konuda bir temas yapılıyor. Olay bizim de gündemimizde. Müteahhitler Birliği de bu konuda ihaleye katılmama konusundaki tavrını değiştirerek, bu kapıların açılmasının toplum için önemli olduğunu değerlendirdi. Onlar da bu konuya yardımcı olma arzusu içindedirler. Hükümetin de Müteahhitler Birliği’nin de dediğini yerine getirmesini bekliyorum. Müteahhitler Birliği’nin hükümetten beklentiler var. Onların da karşılanmasını arzu ediyorum ki artık bir takıntıya vesile olmasın.”

“BİZ TÜM GÜVEN YARATICI ÖNLEMLERİN ARKASINDAYIZ”

Kıbrıs Türk tarafının Derinya ve Aplıç konusunda sözünün arkasında olduğunu kaydeden Mustafa Akıncı, Derinya ile Aplıç’la birlikte alınan mobil telefon ve elektrikle ilgili kararlar olduğunu da hatırlattı.

Akıncı, “Ne yazık ki Rum tarafı bunları engelledi. Bunları yerine getirmedi. Eğitim projesi vardı. Çocukların, öğretmenlerin okulları karşılıklı ziyaretleriyle ilgili… Israrla bizim okullarımızı ziyaret etmek istemiyorlar. Tanınma fobisi içinde, ‘eğer gelirsek okullarınızı tanımış oluruz’ mazeretinin arkasına sığınıyorlar. Biz Güven yaratıcı önlemlerin arkasındayız. Onların gereklerini yerine getirdik. Getirmeye de devam edeceğiz. Beklentimiz aynı karşılığı diğer taraftan da görmek” dedi. 

Akıncı’yı Ercan Havaalanı’ndan Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, GKK Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Cemal Volkan, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, Cumhurbaşkanlığı Müdürü Gülden İlkman uğurladı. Akıncı’ya New York seyahatinde eşi Meral Akıncı, Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Diplomasi ve AB Özel Danışmanı Erhan Erçin eşlik ediyor.