EN

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Mağusa Türk Gücü - Nea Salamina maçının organizasyonunda ortaya çıkan sıkıntılara ilişkin değerlendirme yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Mağusa Türk Gücü - Nea Salamina dostluk maçı için işin başında ortaya konulan prensiplere bağlı kalınmış olsaydı izlemek için orada olacağını belirterek, “İşin başından ortaya konulan prensiplere bağlı kalınmaması, katılmamızı mümkün olmaktan çıkardı” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, BM kontrolündeki Pile’de oynanacak maça davet edildiğini ve gideceğini kamuoyuna da açıkladığını, ancak BM’nin güvenliği sağlayamayacağı gerekçesiyle maçın Pile’nin Rum kesimindeki bir sahaya alındığını belirtti.

Ocak ayının sonlarında “Peace and Sports” organizasyonunun kendisini ziyaret ederek 19 Mart’ta Pile’de iki toplumlu bir spor etkinliği düzenlemek istediklerini, iki toplumlu bir ara bölge niteliği olduğu için Pile’yi tercih ettiklerini, kendisini de orada Kıbrıs Türk halkının lideri olarak orada görmek istediklerini ifade ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle dedi:

“Ben de kendilerine görüşmemizde etraflıca üzerinde durulan eşitlik ilkesine bağlı kalınıp, taraflara farklı muamele yapılmaması durumunda seve seve katılacağımı o günden beyan ettim. Onlar da bize her iki tarafa da eşit muamele yapılacağını ve en ufak bir kaygı olmaması gerektiğini, amaçlarının barışa spor yoluyla katkı yapmak olduğunu ifade ederek ayrıldılar. Günler yaklaşınca bunu bir kez daha teyit ettik”.

Cuma akşam üzeri Rum Lider Anastasiadis’in ofisinden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’ya gelen bir telefonun olayın seyrini değiştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis’in ofisinden arayan kişinin, kendisinin maçın oynanacağı bölgeye nasıl gideceğini sorarak öğrenmek istediğini ifade ederek, arabölgede Elizabeth Spehar’ın ikametgahına ya da eski havaalanı bölgesindeki toplantılara, Pile’ye nasıl gidiliyorsa, öyle gideceği cevabının verildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü’ne bu cevap üzerine 'Maçın oynanacağı saha BM kontrolündeki bölgede değil, güneyde bizim taraftadır' denildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Akıncı o ana kadar bu konuda hiç bilgilendirilmediklerini söyledi.
“Ara bölgede eşitlik içinde olacak, iki taraf da ara bölgeye nasıl gidiyorsa öyle gidecek ve taraflar da eşit davranılacaktı. Bu durum yeni bir durum yarattı” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı organizasyonla temasa geçildiğini ve ilgili kuruluştan 17 Mart akşamı, yazılı olarak şu yanıtın alındığını açıkladı:

“Yapılan istişarelerde gerçekleştirilecek dostluk maçına her iki tarafın liderlerinin katılımına olanak sağlamak amacıyla maç BM kontrolündeki bölgenin dışında ve güneyde yer alan Pile stadyumundan, BM kontrolündeki Pile köyünün merkezindeki Pile stadyumuna alındı. Her iki Pile muhtarının ve katılacak takımların onayı da alınmıştır.”

BM'DEN 'GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMAM' MESAJI

Cumhurbaşkanı Akıncı organizasyon yetkilileri tarafından kendilerine hem takımlarla hem de muhtarlarla konuşulduğunu, maçın iki okulun arasındaki sahaya alınması için mutabakat sağlandığını, oturma yerlerinin ve gölgeliklerin kurulması için çalışmaların başlatıldığı bilgisinin verildiğini söyledi.

Tüm bu gelişmelerin ardından BM kaynaklarından orada yapılacak etkinliğe BM’nin yeterli güvenliği sağlayamacağı mesajının geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Etkinliğin bu nedenle güneydeki stadyuma alınmasına kararı verilmiş. Peace and Sport Organizasyonu Başkanı Joël Bouzou beni ziyarete geldi. Onunla da konuştuk. Bu konudaki hassasiyetimizde haklı olduğumuzu söyledi. Ara bölgedeki stadyumun güneydeki kadar elverişli olmadığını fakat burada stadyumun kalitesinin değil yaşanacak olayın önemli olduğunu ifade etti. Elizabeth Spehar ile konuyu ele alacağını, maçın en başından öngörüldüğü gibi BM denetimindeki ara bölgede yapılması için uğraşacağını söyledi. Belli ki sonuç alamadı ve konu bu şekilde kaldı” dedi
Kıbrıs Türk halkının lideri olarak hiçbir zaman güneyde bir etkinliğe gitmemek gibi bir tavrı içinde olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, güneyde ortak bir etkinlik yapılacaksa bunun diğer bacağının da önceden düşünülüp planlanması ve kuzeyde de tekrarlanması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Tıpkı kültürel etkinliklerde 2 yıl önce yaptığımız gibi. Sivil bir araçla güneye geçtim ve Leymosun’da sergilenen tiyatro oyununu Sayın Anastasiadis ile birlikte izledim. Sayın Anastasiadis de aynı şekilde sivil bir araçla Otello’ya Gazimağusa’ya geldi ve orada Kıbrıslı Rum sanatçılarının müzik dinletisini birlikte dinledik. Bu spor etkinliğinde de yapılabilirdi. Bize güneyde bir sahada yapılacağı söylense o zaman akla şu soru geliyor: Neden Pile? Ara bölgede değil güneyde olacaksa Pile’ye gitmeye gerek yoktu. O zaman bir Salamena takımının stadyumunda, bir de Mağusa Türk Gücü’nün stadyumunda planlanabilirdi. Bize olay Pile’de ara bölgede, iki toplumlu bir yerde olacak denildi".

BİR YANLIŞIN İÇİNE DÜŞTÜLER

Barış için katkı yapmak isteyen organizasyonun Kıbrıs’taki hassasiyetleri yeterince kavrayamadığının ve iyi niyetli de olsalar bir yanlışın içine düştüklerinin anlaşıldığını, bunun üzücü olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, BM’nin tavrının sorgulanması gerektiğini belirtti.

BM'NİN TAVRI KABUL EDİLEMEZ

Cumhurbaşkanı Akıncı şöyle devam etti:

"BM ara bölgede bir organizasyona ben yeterli güvence sağlayamam diyorsa, buradaki varlıklarını kendi ellerinden sorgulatıyorlar. Bu çok daha üzücü bir. BM, bu davranışıyla ‘birkaç yüz kişinin olacağı bir organizasyona ev sahipliği yapamam, yardımcı olamam, gidin güvenliğinizi Rum polisi sağlasın’ demiştir.. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Biz BM’yi bu konularda destek ve lojistik sağlamaları için istiyoruz. Bu konuda maalesef yardımcı olamamışlardır."

HER İKİ LİDER DE ARA BÖLGEYE GİTMEYE HAZIRDI

Dün Rum lider Anastasiadis ile isteği üzerine bir telefon görüşmesi yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis’in ara bölgeye gelmeye hazır olduğunu ifade ettiğini, ancak her iki liderin beyan ettiği arzuya rağmen, BM’nin bu tavrı sergilediğine işaret etti. “Her iki lider de, ‘biz gelir katılırız’ demişler, buna rağmen BM böyle bir organizasyonu üstlenmemiştir. Bu hususta söylenmeyen, açıklanmayan şeyler varsa yakında öğreniriz” dedi.

“Böylesi bir organizasyonda bir bacaklı olarak yapılmış olması gerçekten üzüntü vericidir, esef vericidir. Bunları Kıbrıs Türk halkı ile paylaşmak istedim çünkü gerçekler tam bilinmeden eksik yorumlar yapılıyor. Bunların bilinmesi gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, hassas olduğu ve titizlik gösterdiği konunun Kıbrıs Türk halkının eşitliği olduğunu vurguladı.

HALKIMIN EŞİTLİĞİ HER ALANDA GÖZETİLMELİ

Kıbrıs Türk halkının eşitliğinin her alanda gözetilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bir maç güneyde oynanacaksa, kuzeyde de oynanmalıdır. Kuzeyde de insanlar vardır, sahaları ve takımları vardır. Tek maç olarak planlanıyorsa ara bölgede olacak. İki tarafa da eşit muamele yapılacak. Bu işin kuralı budur” dedi.

Bunlara dikkat edilmemesi durumunda, “çıkarsaydı plakayı gitseydi” şeklindeki yaklaşımların sonuçta Kıbrıs Türk halkını düşünmek bile istemediği noktalara kadar götürebileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı “Bu basit bir statü meselesi değildir. Kıbrıs Türkü’nün varlık ve eşitlik kavgasıdır, başka bir mesele değildir” dedi.

‘Drogba gibi futbolcuların da dahil olduğu şu anda böyle bir organizasyon yapılırken aynı saatte barışı değil de diplomatik krizi konuşturacak bir basın toplantısı yapmanın barışa ne kadar hizmet eder’ şeklindeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Akıncı şunları kaydetti:

HAKLI OLDUĞUMUZ KONUYU ISRARLA SAVUNURUZ

"Sizin bu sorunuzun barışa ne katkı yaptığını bir gün kendinizin sorgulayacağınızı düşünürüm. Bu tavırlarla, bu topraklarda sıkıntıya düşeceksek, daha çok sıkıntıya düşeceğiz. Haklı olduğunuz bir konuda hakkınızı savunmazsanız, ısrarlı olmazsanız, Drogba değil Drogbalar orada olsa ne yazar? Dünyada pek çok efsane oyuncular var, hepsi de orada olsa hakkınızı savunmadığınız sürece ne yazar? Burada önemli olan bizim gençlerimizin de eşit statüde haklarını alması değil mi? Orada oynanıyorsa bizim sahalarımızda neden böyle bir maç oynanamıyor diye neden sormuyoruz? Gördüğümüz eksiklik temel olarak bu noktadadır. İki taraflı okul ziyaretlerinde de aynı tavır var. Okullarımıza da, sahalarımıza da gelmiyorlar. Nea Salamina bizim sahalarımıza gelecek mi? Orada oynanıyorsa burada da oynansın tavrının neresi yanlıştır?”

ORADA OLMAK İÇİN ÇABA HARCADIM

Barışa ne kadar hizmet ettiğini düşünmesi gerekenlerin kendisini maçta olmak yerine aynı saatlerde basın toplantısı yapmaya mecbur edenlerin düşünmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Bunu ben kurgulamadım. Ben orada olmak için çaba harcadım. Benim oraya gidişimi engellediler. Siz olsanız benim yerimde gider miydiniz? Anastasiadis oraya Cumhurbaşkanı olarak gelecek ve sizin lideriniz maçın oynanacağı yer Rum tarafıdır diye Pile’de araç değiştirip sivil olarak gidecek! Buna siz razı mısınız? Bunu yapsaydım beni alkışlayacak mıydınız?” şeklinde konuştu.

“Son dönemlerde siyasi eşitlik konusunda açıklamalar oluyor, bir taraftan da Lute’un raporunun hazırlanması bekleniyor. Anastasiadis’in siyasi eşitlik konusundaki görüşünü anlamak için bir dizi görüşmeler öngörüyor musunuz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Akıncı sözlerini şöyle devam etti:

“26 Şubat’ta Sayın Anastasiadis ile yararlı bir görüşme yaptık. Kamuoyuna da açıkladığımız 4 güven arttırıcı önlem oldu. Umarız ki bunlar yaşama geçer. Gerek elektrik gerek telefon ile ilgili çerçeve 3.5 yıldan beridir masada duruyordu. O çerçeve şimdi uygulanacak deniliyor. Bu günlerde yapılacak anlaşma ile Avrupa’da üzerinden iletişim kurulacak merkez, bazı uzmanlarını buraya gönderdi. Hayata geçene kadar temkinli olacağız. Elektrikte de, telefonlar kadar sıkıntılı olmasa da bir anlaşma yapılması gerekiyor.

Desantraliasyon konusunda Anastasiadis bana hangi yetkilerin merkezde kalması ile ilgili bir sunum yaptı. Tek vatandaşlık, tek egemenlik, uluslararası kimlik, tek fır hattı, tek münhasır ekonomik bölge gibi yetkilerin dışındakilerin kurucu devletlerde olabileceğini söyledi ama ayrıntılı bir liste çalışması ile gelmedi. Mesela eski eserler ya da meteoroloji gibi alanlar federal merkezi yetki yerine kurucu devletlerde olsun, işbirliği anlaşmalarıyla bunlar gibi somut önerilerle gelmedi. Bu konularda da daha ayrıntılı bir somut öneri getirirsen bunları da tekrar görüşebiliriz dedim. Eğer kurucu devletlere daha fazla yetki aktaralım deniyorsa, bunu ilk günden beri söyledim, benden önce de zaten aynı yaklaşım vardı, kanatları daha güçlü bir federasyona biz karşı değiliz, hiçbir zaman da karşı olmadık. Ne kadar daraltılırsa daraltılsın geriye kalan yetkilerde kararları nasıl alacağız? Bu soruda anlaşamıyoruz”.

ENERJİ VE BÜTÇE HAYATİ DEĞİLSE HAYATİ OLAN NEDİR?

Rum lider Anastasiadis’in Kıbrıslı Türklerin sadece hayati konularda oy hakkı olsun dediğini, ancak yaptığı enerji konusunu Kıbrıs Türkü’nün hayati konusu olarak nitelendirmediğinin anlaşıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:

"Benimle yaptığı sohbette bütçe konusunu sorguladım. Kadrolar ne kadar daraltılırsa daraltılsın, federal bir bütçe olacak. Bu bakanlar kurulundan nasıl çıkacak? Hep beraber yapacağız diyor. Bizim bir söz hakkımız olmayacak mı? ‘Ne gerek var, basit çoğunlukla yapacağız’ diyor. Mali konuları ve enerji konularını bizim hayati konularımız olarak görmüyor. O zaman Kıbrıslı Türkler için neyi hayati konu olarak görüyor?”

İSTİKRARLI VE ISRARLI OLMALIYIZ

Siyas eşitlik ve etkin katılım istikrarlı ve ısrarlı olmamız gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Siyasi eşitlik ya vardır ya yoktur. bir olumlu oydan bahsediyoruz. Bu, etkin katılım minimumdur, yarımı urubu olmaz” dedi.

Siyasi eşitliğin ya veto ya etkin katılımla olabileceğini anlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Biz vetodan değil katılımdan bahsediyoruz. Veto konusu, konsensus konusu, dış politika güvenlik savunmada olacak, onları başkan, başkan yardımcısından oluşacak başkanlık konseyi kararlaştıracak. Ama bakanlar kurulunda yedi Rum 4 Türk bakan olacak. Sayın Anastasiadis bu konuda bilinen tavrını sürdürüyor. Bu konu dikkatinizi çekiyorum, uzlaşılmış bir konuydu. Crans Montana’daki açılış konuşmasında bunu kabul ettiğini Sayın Anastasiadis kendisi deklare etti. Kabul ettiği noktadan şimdi geriye gidiyor. Bu tavırlarını değiştirmediği durumda uzlaşmak zor görünüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, 30 Haziran tarihli Guterres çerçevesi yerine, 4 Temmuz tarihli olmayan bir çerçeve icat edilmeye çalışılmasının da ciddi bir sıkıntı olduğunu belirterek “Bu noktada ciddi bir sıkıntı var. Sayın Lute bunları aşmaya çalışıyor. Bu konuda herhangi bir gelişme olup olamayacağını da göreceğiz” dedi.