EN

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Açıklaması

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri’nin gösterdiği haksız tepkinin neden olduğu gereksiz krizi devam ettirmeyeceğini ve müzakerelere hazır olduğunu, sözcüsünün açıklamasından öğrenmiş bulunuyoruz. Bilindiği üzere Sayın Cumhurbaşkanımız, İstanbul ziyareti sebebiyle Rum liderliğinin ortaya koyduğu aşırı tepki ve sonrasında yaşananlara ilişkin görüşlerini kamuoyu ile paylaşmış, bundan duyduğu üzüntü ve hayal kırıklığını dile getirmiş, müzakerelere devam etme kararlılığını yineleyerek Rum lidere müzakere masasına dönmesi çağrısı yapmıştı. Cumhurbaşkanımız sayın Akıncı, şu hususların altını çizmekte yarar görmektedir: Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk halkının temsil edilmediği; sadece Rumların yönetimindeki “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin, tüm ada adına tek meşru varlık olarak tanındığı, haksız ama bilinen bir durumdur. Bunun için BM Genel Sekreteri’nden teyit istemeye gerek yoktur. Cumhurbaşkanımızın İstanbul’daki varlığı ile bunun değişebileceğini düşünmek anlamsızdır. Cumhurbaşkanımız, bu haksız statükonun ancak müzakerelerde varılacak çözümle, iki kesimli, iki toplumlu, siyasal eşitliğe dayalı yeni federal bir yapı ile değişeceğinin de bilincindedir. Zaten Cumhurbaşkanımız, her platformda çabalarını bu doğrultuda sürdürmektedir. Cumhurbaşkanımız için aslolan, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını her platformda ve kimseden icazet almadan savunmaya devam etmektir. Bundan böyle de, İstanbul veya benzeri platformlarda, bu yönde çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler’in konuya ilişkin açıklamalarında da ifade edildiği üzere, çözüm çabalarının yoğunlaştırılması ve 2016 yılında iki toplumun da eşitlik, özgürlük ve güven içinde yaşayacağı bir çözüme ulaşılması yönündeki kararlılığını sürdürmektedir.


Kıbrıslı Rum liderin hatasından dönmesini memnuniyetle not etmekle birlikte; benzer haksız tavırların tekrarlanmasının müzakere sürecine zarar vereceği açıktır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Anastasiadis’ten beklentisi, katılmadığı için gerçekleşmeyen 27 Mayıs görüşmesi yerine, hiç vakit kaybetmeksizin, yeni bir görüşme tarihi saptanması için BM ve Kıbrıs Türk tarafı ile gerekli istişareleri başlatmasıdır.