EN

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü: “Anastasiadis gerçekleri ters yüz etmeye çalışıyor”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Kıbrıs Türk tarafının varılan uzlaşılardan saptığı ve geri adım attığı yönünde iddia edilebilecek tek bir örnek yokken, Rum Lider Anastasiadis’in hem Güven Yaratıcı Önlemler hem de 6 başlık altında sürdürülen özlü müzakereler kapsamında varılan uzlaşılardan geri adım attığının çok sayıda örneğinin ortada olduğunu söyledi.

Burcu, “Seçimleri kazanmak uğruna çözümden uzaklaşan ve sorumluluğu Türk tarafına yıkmaya çalışan Sayın Anastasiadis bunu elde edememenin hayal kırıklığıyla gerçekleri ters yüz etmeye çalışmaktadır” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü’nün açıklaması şöyle:
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Sayın Nikos Anastasiadis Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın 2015 yılında seçilmesi sonrasında başlayan müzakerelerde, ilk dönemde çok büyük ilerleme sağlandığını ancak daha sonra, Türkiye’nin müdahalesiyle uzlaşılardan geri adımlar atıldığını iddia ederek gerçekleri ters yüz etmeye çalışmıştır.
Kıbrıs Türk tarafının varılan uzlaşılardan saptığı ve geri adım attığı yönünde iddia edilebilecek tek bir örnek yoktur. Fakat tam tersi olarak Sayın Anastasiadis hem Güven Yaratıcı Önlemler hem de 6 başlık altında sürdürülen özlü müzakereler kapsamında varılan uzlaşılardan geri adım attı. Buna dair maalesef birçok örnek vardır.
Sayın Anastasiadis’in de açıklamasında kabul ettiği gibi müzakere sürecinin ilk aşamalarında ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu ilerleme her iki taraftaki çözüm karşıtlarının seslerini yükseltmelerine neden olmuştur. Böyle bir durumda liderlerin yapmaları gereken toplumlarına varılacak bir çözümün yararlarını ve çözümle ortaya çıkacak fırsatları bıkmadan ve sabırla anlatmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız tam da bunu yapmıştır. Maalesef Sayın Anastasiadis çözüm karşıtlarının çıkardığı şamatadan etkilenerek çark etmiştir. Rum tarafında yapılacak Başkanlık seçimlerinde çözüm karşıtlarının da oylarına talip olabilmek için Sayın Anastasiadis ne yazık ki çözüm odaklı bir anlayışı terk etti ve “Enosis Plebisitini” kutlama kararında olduğu gibi ırkçı ve faşist çevrelerin ortamı zehirleme çabalarına ödün verdi.
Cumhurbaşkanımız Sayın Mustafa Akıncı her iki toplumun eşitliği, özgürlüğü ve güvenliğini temin edecek kapsamlı bir çözümün bütün tarafların yararına olacağının bilinciyle bu yönde ortaya çıkan fırsatların heba edilmemesi adına müzakere heyeti ile birlikte herzaman pro-aktif, yoğun ve samimi bir çaba içinde oldu. Sürecin sonuç alıcı bir tarzda daha ileri noktalara taşınması için yaratıcı zorlayıcı ve belirleyici bir rol üstlendi. Gereken zamanlarda siyasi insiyatifleri aldı. 
Cumhurbaşkanımızın aldığı bu siyasi insiyatiflerin katkısı veTürkiye’nin de yapıcı tavrı ile 5’li konferans aşamasına kadar ulaşıldı. Türk tarafının açılımları ile müzakere tarihinde ilk defa Güvenlik ve Garantiler kapsamında bir tarafın güvenliğinin diğer bir tarafa tehdit oluşturmayacağı yeni bir düzenlemenin önü açılmıştır. 
Müzakere sürecini yavaşlatmaya çalışan, uzlaşılardan geri adım atan, “hazır değilim” diyerek anlamsız ve gereksiz aralar isteyen, Cenevre ve Crans Montana’da düzenlenen Kıbrıs Konferansı’nın toplanmasını önkoşullarla engellemeye çalışan, engelleyemediği zaman ise Konferansı maksimalist tutumlarıyla sabote eden hep Sayın Anastasiadis’in bizzat kendisi olmuştur. 
Gerçek budur ve yaşanan bu gerçeklikler Konferansa katılanlar önünde tarihe not edilmiştir. Bu yüzden ne Kıbrıs Türk tarafına ne de Türkiye’ye yöneltilebilecek en küçük bir suçlama olamaz ve olmamıştır. Seçimleri kazanmak uğruna çözümden uzaklaşan ve sorumluluğu Türk tarafına yıkmaya çalışan Sayın Anastasiadis bunu elde edememenin hayal kırıklığıyla gerçekleri ters-yüz etmeye çalışmaktadır.”