EN

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu'nun Açıklaması

Siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılım ilkesinin her şeyden önce Kıbrıs Türk Halkı'nın temel talebi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, "Türkiye’nin de desteklediği bu haklı talep, gerçekte talep olmanın ötesinde yerleşmiş bir Birleşmiş Milletler parametresidir.

Kararlarda asgari bir olumlu oy ilkesi; bunun da ötesinde taraflar arasında varılmış mutabakatlardan biridir" dedi.

Açıklamasında, Rum liderliğinin bir yandan mutabakatlara bağlılığını ifade ederken, diğer yandan Hükümet Sözcüsü aracılığı ile bunu inkar eden bir pozisyonda olduğuna işaret eden Barış Burcu, Rum liderliğinin bu çelişkili durumundan Türkiye’nin adını karıştırarak kaçış yolu bulmasının mümkün olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu'nun açıklaması şöyle:


"Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, dün yaptığı bir açıklamada “Türkiye, her federasyon için geçerli olan genel siyasi eşitlik ilkesini çarpıtarak, devletin her kararı için bir Kıbrıs Türk olumlu oyunun gerekli olduğuna ilişkin istek aracılığıyla federal yönetim biçiminin kontrolünü istiyor” şeklinde yersiz, yanlış ve yakışıksız bir yaklaşım sergilemiştir.

Her şeyden önce siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılım ilkesi öncelikle Kıbrıs Türk halkının temel talebidir. Türkiye’nin de desteklediği bu haklı talep, gerçekte talep olmanın ötesinde yerleşmiş bir Birleşmiş Milletler parametresidir. Kararlarda asgari bir olumlu oy ilkesi; bunun da ötesinde taraflar arasında varılmış mutabakatlardan biridir.

Rum liderliği bir yandan mutabakatlara bağlılığını ifade ederken, diğer yandan Hükümet Sözcüsü aracılığı ile bunu inkar eden bir pozisyondadır. Bu çelişkili durumlarından Türkiye’nin adını karıştırarak kaçış yolu bulmaları mümkün değildir.

9 Ağustos’ta Sayın Cumhurbaşkanımız ile Rum Lider Anastasiadis’in yaptığı kapsamlı görüşme sonrasında Sayın Lute ve Sayın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yapılacak görüşmeler için yapıcı bir anlayışla hazırlıklarımızı yapmaktayız. Rum tarafında da aynı anlayışın hakim olmasını beklerken, ortamı zehirleyen ve siyasi eşitliği şeytanlaştıran bu tür beyanların hiçbir yararı olmadığını anımsatmakta yarar görüyoruz."