EN

“Diyabet Konusunda Devlet Politikası Oluşturulmalı”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, diyabete karşı yaşam ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve önleyici tedbirlerin alınmasının önemine vurgu yaparak, bu konunun devlet politikası haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Akıncı, dün akşam yapılan Diyabet Sempozyumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, 50 kişilik meclite 16 vekilin tıp doktoru olduğunu ifade ederek, “Nerdeyse meclisimizin üçte biri tıp doktoru ise biz diyabet alanında bugüne kadarkinden çok daha fazlasını yapmak durumundayız” dedi.

Kendisinden önce konuşan Meclis Bakşanı Siber’in sözlerine atıfta bulunan Akıncı, tıp doktur olunsun ya da olunmasın, diyabet konusunun bir devlet politikası haline dönüşmesi konusunda herkesin elinden geleni yapması gerektiğini belirtti.

Akıncı konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Biz de Cumhurbaşkanlığı olarak elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bu vesileyle belirtmek istiyorum. Bu kadar güzel başlayan bir etkinliğin sonuçlarının da güzel olacağını düşünüyorum. Tam bir profesyonellik hakim. Bundan da kıvanç duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ülkemizde de bu kadar profesyonelce yapılmakta olması, böylesi salonlarımızın olması ve bu güzelliklerin burada yaşanması gurur verici. Bunun dışında yine bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. Çağdaş uygarlığı Türk ulusuna, hepimize hedef olarak gösteren ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu salonda bu kadar saygı gördüğüne tanıklık etmek de beni ayrıca çok çok mutlu etti. Bu kadar saygı gösterilen yüce önderin bilime, ilime, aydınlığa verdiği değer çerçevesinde, bu kongrenin de sonuçlarının elbette öyle olacağını değerlendiriyorum. O açıdan da sizleri kutluyorum. Bunun yanında paylaşmak istediğim bir kaç husus daha var. Ülkemiz diyabet konusunda da yüksek atış gösteriyor. Gençlerimizde de bu oranlar yükselmeye başladı. Biz bu durumdan 1994 yılına kadar bihaberdik. Ta ki Prof. Dr Temel Yılmaz hocamız bu topraklara gelinceye kadar ve buradaki bir kaç gönülden hizmet veren arkadaşımızla çalışmaya başlayıncaya kadar. Bu hastalığın önünün alınması için adımlar atılmasının öncüsü oldu. Kendisine ve çalışma arkadaşlarına Kıbrıs Türk halkı adına içten bir teşekkür etmek istiyorum. Öğrendiğim kadarıyla, bu adada yaşayanlarımız diyabet anlamında potansiyel hastalarız. Eğer yaşam biçimimizi, beslenme biçimimizi değiştirmeyi ve bu önleyici tedbirleri almayı ilke edinmezsek hepimiz bir gün o noktaya varacağız. Dolayısıyla bunun bilinci ve farkındalığı çok önemli.”