EN

"Hedefimiz konferansın olumlu sonuçlanması"

Kıbrıs Türk tarafının hedefinin, Cenevre’deki Kıbrıs Konferansı’nın olumlu sonuçlanması olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler ve Tarih Danışmanı Meltem Onurkan Samani, bunun için barış kültürüyle hareket edilerek siyasi irade ortaya konmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.

Ada TV’de Cüneyt Oruç’un canlı yayın konuğu olan Samani, Cenevre’nin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda bunun, Annan Planı referandumu sonrasında aşınmaya başlayan toplumların federal Kıbrıs’a olan inançlarını daha da çok zayıflatacağını ifade etti.
 
“Güney Kıbrıs’ın eğitim sistemi, iki toplum arasında güvensizliğin özellikle Kıbrıslı Türkleri, Türkiye’yi ve Türk askerini şeytanlaştırma yönünde olmuştur” şeklinde konuşan Samani, “Yeni nesiller federal geleceğe hazırlanmamıştır. Tüm tarafların resmi olarak görüşülen tezi federasyondur ama Rum tarafı bu yönde yeterince inanç taşımadığı için eğitim sisteminde gereğini yapmamıştır” dedi.
 
Samani, güven yaratıcı önlemlerin hayata geçmesinin Rum tarafının “KKTC tanınacak kompleksi” nedeniyle mümkün olamadığını ifade ederek, “Oysa ki güven yaratıcı önlemler, karşılıklı güven ortamı geliştirerek çözümü kolaylaştırma için gereklidir. Maalesef güven yaratıcı önlemler çözümden sonraya bırakıldı” dedi.
 
“Müzakere süreci, federal çözümün test edildiği bir aşamaya geldi. O yüzden Cenevre son olabilir algısı oluştu” şeklinde konuşan Samani, “Cenevre’de masadan çözüm olmadan kalkılırsa defterler kapatılıp yeni bir sayfa mı açılacak” şeklindeki soruya “Gelecek nesiller kalınan yerden mi devam eder, başka alternatifler mi gündeme gelir zaman gösterecek” yanıtını verdi.
 
Güney Kıbrıs’ın ada açıklarındaki doğal zenginliklerle ilgili tek taraflı çalışmaların müzakerelerin ruhunu zehirlediğini ifade eden Samani, “Ada etrafındaki doğal zenginlikler üzerinde Kıbrıslı Türkler’in de eşit hakkı vardır” dedi.
 
“Bir tarafın güvenliği, diğer taraf için tehdit algısı yaratmamalıdır” prensibini hatırlatan Samani, “Sadece bir taraf için değil, tüm taraflar için güvenlik sağlayabilecek formül üretmek mümkündür. Her iki toplumun kendini güvende hissedeceği ayı zamanda her iki toplumun kendini tehdit altında da hissetmeyeceği bir uzlaşıya varılabilmesi için iyi niyet, makuliyet ve gerçekçilik gereklidir” dedi.
 
Samani, Güney Kıbrıs’ın İsrail ile birlikte yaptığı tatbikatla ilgili soruya “İsrail ile hesapsızca yapılan bu tatbikatlar, Orta Doğu’da endişeyle karşılanacaktır. Bunlara da yanıt vermek zorunda kalacaklardır. AKEL bile önceden açıklanmayan bir takım tatbikatlara girişilmiş olunmasını eleştirdi” dedi.