EN

“İyilik Duygusunun Dünyaya Girdi Kapısı Anneliktir. Çocukların Büyütülmesi Tesadüflere Bırakılmamalıdır…”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın eşi Meral Akıncı, Gönyeli Fazıl Plümer Anaokulu öğrencilerinin düzenlediği Anneler Günü etkinliğine katıldı. Burada yaptığı konuşmada, annelik duygusunun kadın psikolojisindeki en temel duygulardan biri olduğunun altını çizen Meral Akıncı, annelik duygusunun insan dışındaki diğer canlılarda da bulunan çok özel bir his olduğunu belirtti.


Bazı filozofların, “İyilik duygusunun dünyaya girdi kapısı annelik duygusudur” dediğini konuşmasına anımsatan Meral Akıncı, annelik ile insanın iyi olmasına yarayacak, insanı mutlu edecek her şeyin bulunabileceğini ifade etti.
Koşulsuz sevgi, şefkat, doğruluk, adalet içtenlik, sempati, umut, merhamet, neşe, samimiyet, affetme ve hoşgörü gibi olumlu duyguların annelik vasıtasıyla elde edilebileceğine konuşmasında dikkat çeken Meral Akıncı, bazı araştırmalarda bahse konu durumun içgüdüsel, bazı araştırmalarda ise bahse konu olumlu duygu ediniminin öğrenilir eğilim olduğunun da ortaya konulduğunu söyledi.

Olumlu duygu ediniminin, öğrenilir eğilim olduğun savunan araştırmacıların, hem duygu hem de beyinde yazılı bir program uygulaması olduğunu ifade ettiğini kaydeden Meral Akıncı, annelik duygusunun beş duyunun sınırındaki altıncı bir duygu olduğunu söylemenin abartılı olmayacağına dikkati çekti.

“Annelik eğilimi içinde hem duygu, hem de beyinde yazılabilir program uygulaması vardır. Kadın anne olduktan sonra programı devreye girer, anne ona göre duygular yaşar. Örneğin bu dönemde lohusalık depresyonu oluşur. Bazı kadınların neşesi azalır, bazı durumlarda ‘örneğin çocuğuma iyi bakamayacağım’ gibi ve lohusalık psikozu’ gelişir” şeklinde konuşmasını sürdüren Meral Akıncı, bizim geleneklerimizde de ‘lohusa yalnız bırakılmaz’ inancının oldukça yaygın olduğunu kaydetti. Meral Akıncı, yeni doğum yapmış kadının ilk 6 haftada güven duyduğu bir yakınına ihtiyacı olduğunu söyledi.

İnsanın sempatik bulduğunu çektiğini, antipatik bulduğunu ise ittiğini, çekim oluşturan bahse konu duygular içerisinde anneliğin önemli bir alan kapladığını belirten Meral Akıncı, “Annelik duygusu içerisinde bu eğilimler içerisinde ön plana en çok çıkan şefkat ve acıma duygusudur. Yani annelik hissi güçlü olan kişilerde acıma ve merhametli olma duygusu baskındır” dedi.

Konuşması esnasında anneliğin bedellerine de değinen Meral Akıncı, anne sevgisinin “acı ve elem” içerdiğini, eşlerin evlilikte birbirleri üzerinde hâkimiyet kurma anlayışı sonucu evliliklerin sorgulandığını, boşanmaların arttığını ve tüm bunların sonucunda annelik duygusunun zarar gördüğünün altını çizdi. Çocukların iyi büyütülmesinin tesadüflere bırakılmaması gerektiğine de vurgu yapan Meral Akıncı, çocukların büyütülmesinin tesadüflere bırakılması durumunda faturanın çocuklara ödetilmiş olacağına dikkat çekti.

Anne ve çocuğun iletişim kurabilmesi için her zaman konuşmasına ihtiyaç duyulmadığını de konuşmasında dile getiren Meral Akıncı, anne ve çocuk arasında bilgi, duygu ve düşünce aktarımını sağlayan sözsüz iletişimin önemine dikkat çekti. Annenin sosyal bir varlık olarak çocuk üzerindeki rolüne de değinen Meral Akıncı, toplumun bir sosyal bireyi olarak annenin evladına sevginin, umudun, yaşamın, güzelliğin anlamını öğrettiğini, bunun sonucunda da çocuğun yaşam boyunca kendisi ile barışık ve mutlu olmayı annesinden öğrenebileceğine de dikkati çekti. Anne ve babanın bireyin yaşamındaki rolüne de değinen Meral Akıncı, annenin içsel gerçekliği, babanın dış dünyanın gerçekliğini çocuğa aktardığını anımsattı.

Doğum anından itibaren çocuk ve annenin güven duygusunun geliştiğine de dikkati çeken Meral Akıncı, anne ve çocuk arasında sevgiden çok daha öte bir duygu olan şefkat olduğunu da ifade etti. Yaptığı konuşma esnasında Avusturyalı Psikanalist Sigmund Freud’un kuramlarına da değinen Meral Akıncı, bazı kadınlarda annelik duygusunun gelişmemiş olduğunu, anne sevgisiz büyüyen çocukların sosyalleşme ve türlü sosyal-psikolojik zorluklar yaşadığını da belirtti.

Bugünün dünyasına eklemlenen şiddet ve sevgisizliğin bertaraf edilmesi hususunda annelere büyük görevler düştüğüne konuşmasının sonunda dikkat çeken Meral Akıncı, anne ve babaların birbirlerinden öğrenecek çok şey olduğunu, anne ve baba eğitimlerinin bir sistem içerisinde toplumun geniş kesimlerine yayılması gerektiğinin altını çizdi.