EN

Kamuoyu Açıklaması

Fotoğraflar

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde 1987’de projelendirilerek 1989 yılında “konut” tipinde inşa edilen ve kısa bir süre ikametgah olarak kullanılan betonarme binada yıkılma tehlikesine yol açan ciddi sorunlar olduğu iki farklı raporla saptanmıştır.  
Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu döneminde Doğu Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan ilk raporda, dolgu üzerine inşa edilen söz konusu binanın “özellikle deprem performansında ciddi bir azalma olduğu” belirlenmiştir. 

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi tarafından Cumhurbaşkanlığına gönderilen 22 Mayıs 2012 tarihli ve “dolgu zemine inşa edilmesinden kaynaklandığı düşünülen kolon ve kirişlerinde çatlaklar ile bina zemininde çökme olduğu” bilgisini içeren yazı üzerine DAÜ’den talep edilen rapor, binanın mevcut şekliye kullanılmasının sakıncalı olduğunu ortaya çıkarmıştır. 
Yapılan inceleme sonucu hazırlanan 2012 tarihli bu raporda “taşıyıcı elemanlarda ciddi çatlakların oluştuğu, kolon betonlarının patladığı, beton demirlerinde ve yapının birçok elemanında aşırı korozyon (paslanma) olduğu, izolasyonun yetersiz kaldığı, dış cephe kolonlarının etriyelerinin neredeyse kaybolduğu, beton basınç dayanımının azaldığı ve bina zemininde çökme olduğu” ifade edilmiştir. Binanın yapımında tuzdan arındırma işlemine tabi tutulmadan deniz kumu ve çakılı kullanıldığı belirtilen raporda, yaygın olarak görülen korozyonun bundan kaynaklandığı anlatılmıştır. 

2012 tarihli bu rapor üzerine Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın talimatıyla 13 Mayıs 2015 tarihinde yeni ve daha kapsamlı bir raporun hazırlanması için çalışma başlatılmıştır.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Planlama ve İnşaat Dairesi, KTMMOB’ye bağlı İnşaat Mühendisleri Odası ve DAÜ Rektörlüğü ile temasa geçilerek binanın durumunu değerlendirmek üzere teknik bir heyet oluşturulmuştur. Saha çalışması, analiz ve teknik değerlendirme yapan heyetin 2 Aralık 2015 tarihli kapsamlı raporunda, 2012 raporunu teyit eden bulgulara ulaşılmıştır.
Raporda binanın “Deprem Etkileri Altında Hemen Kullanım ve Can Güvenliği Performans Düzeyi’ni sağlamadığı saptanmıştır” ifadesine yer verilmiştir. Mevcut şekliyle kullanılmaması gereken binanın güçlendirilmesi yoluna gidilmesi halindeyse maliyetin yeni bina yapımı maliyetinin yüzde 75’ini bulabileceği hesaplanmıştır. Ayrıca yapılan değerlendirmede güçlendirme çalışmasının olumlu sonuçlanmasının garanti edilemeyeceği vurgulanmıştır.
 
Sözü edilen iki raporla, binanın herhangi bir amaçla kullanılmasının personelin ve konukların can güvenliğini tehdit ettiği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yine Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, eskiden beri sınırlı amaçlar için kullanılan bina tamamen boşaltılmış ve buradaki az sayıda personel için yeni, güvenli ve ilgili tüm onayları alınmış küçük bir prefabrik yapı inşa edilmiştir. 
   
Cumhurbaşkanlığı binasının yanında atıl durumda kalan bina özellikle olası bir deprem durumunda yakın çevresine tehdit oluşturmaya devam etmektedir. Bu nedenle uygun yöntemlerle yıkılması gerekmektedir. Planlama ve İnşaat Dairesi bu amaçla bir yıkım projesi hazırlamış, Maliye Bakanlığı gerekli kaynağı sağlamış ve Merkezi İhale Komisyonu ilgili ihaleyi gerçekleştirmiştir. Buna göre tehlike taşıyan binanın yıkımı önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecektir. Bina içinde bulunan az sayıda eşya ve malzemenin tümü Devlet ve Emlak Malzeme Dairesi tarafından listelenmiş ve ilgili daireye teslim edilmiştir.

Binanın durumuyla ilgili bilgiler en başından beri hükümetle ve devletin diğer ilgili makamlarıyla bizzat Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı tarafından paylaşılmış; ilgili taraflar süreç hakkında bilgilendirilmiştir. 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
 
Gürdal Hüdaoğlu
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı