EN

“Rum liderliği kavram kargaşası yaratma çabası içinde”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununda hem masada hem sahada haklı ve tutarlı tavırlarını sürdürmeye devam edeceklerini ifade ederek, “Haklılığımızın verdiği bir güçle yolumuza devam edeceğiz. Hem sahada, hem masada güçlü olmaya devam edeceğiz. Sahada güçlü oldukça, masada daha güçlü olacağız” dedi.

Fotoğraflar

Cumhurbaşkanı Akıncı, Girne’de Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması’nın açılışında yaptığı konuşmada, ilk toplantının KKTC’de düzenlediğini ve oturum başlıkları olarak, “Kıbrıs sorunu” ve “turizm” konularının seçildiğini belirterek, iki başlığın seçilmesinin anlamlı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs sorununu konuşamaya devam ediyoruz, edeceğiz. Çünkü sorun oldukça çözüm arayışı da sürecek, bu kaçınılmaz bir şey. İkinci başlık da bize şunu söylüyor; hayat da devam ediyor, hayat durmuyor. Kıbrıs sorunu var diye Kıbrıs Türk halkı gelişme, kalkınma mücadelesinden vazgeçecek değildir. Kıbrıs Türk halkı her şeyi ama her şeyi bir çözüm sonrasına erteleme lüksüne sahip değil” dedi.

Kıbrıs’ta bir çözme ulaşılsa, her iki tarafta da turizmde çok ciddi gelişmeler yaşanacağının bir gerçek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:

“Şu da bir başka gerçek; eğer biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ekonomimiz ve demokrasimizle, çağdaş kurumsal yapımızla, turizmde, eğitimde ve diğer alanlarda gelişmişliğimizi ne kadar ilerletebilirsek, Kıbrıs’ta çözümün koşulları o kadar daha yakın hale gelebilir. Bir yandan biz Kıbrıs sorunu var olduğu sürece çözüm uğraşlarını sürdürmeliyiz ama öte yandan da bir an bile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin daha iyiye, daha güzele gitme uğraşısını ihmal etmemeliyiz.”

“RUM LİDERLİĞİ KAVRAM KARGAŞASI YARATMA ÇABASI İÇİNDE”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderliğinin son dönemlerde bir kavram kargaşası yaratma çabasında olduğunu, karşılarında, farklı ortamlarda farklı kişilere farklı söylemlerde bulunan bir lider olduğunu ifade etti.

Rum liderliğinin, iki devletli çözümden bahsettiğini, yeri geldiğinde konfederasyon dediğini, sonra Kıbrıs’a döndüğünde “gevşek federasyon” dediğini, ancak Rum liderin kendisi ile buluştuğunda “hayır gevşek federasyonu kastetmedim, o aslında desantralize federasyon demekti” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıslı Türklerin Denktaş döneminden beri kanatları daha güçlü olan, merkezdeki yetkileri daha az olan desantralize federasyonu konuşmak istediklerin anımsatarak, “hangi merkezi yetkileri kurucu devletlere aktaralım” sorusunu sorduklarında bunun hep cevapsız kaldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Akıncı, “Yani desantralize dediler ama onun da altını doldurmadılar” dedi.

Başkanlık sisteminde uzlaşma varken, Rum tarafının aniden, parlamenter sistemi ortaya atarak, dönüşümlü başkanlık yerine dönüşümlü başbakanlık olsun demeye başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Burada dikkatinizi çekmek istediğim nokta şudur: Her zaman için bir Kıbrıslı Rum Cumhurbaşkanı olmak kaydıyla dönüşümlü başbakanlık teklifi yapılmaya başlandı. Aslında bunlar, vaktiyle konuşulmuş ve tüketilmiş önerilerdir, yeni bir unsur içermiyor. Şuna da dikkatinizi çekmek istiyorum: Maalesef Rum tarafı, hangi model olursa olsun siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılımımız konusunda retçi bir tutum ve inkar içerisinde olmaya devam ediyor, hatta daha önce kabul ettiklerini bile inkar eder bir noktaya geldiler.”

“HAYATİ ÇIKARLARIMIZ GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum liderliğinin enerji konularını bile Kıbrıslı Türkler için hayati bir konu olarak görmediğine işaret ederek, “Rum lidere baktığınız zaman, ‘Ben bunu inkar etmiyorum ama bunu sınırlamak istiyorum’ diyor, ‘Nereye sınırlamak istiyorsunuz?’ diye sorguladığımızda ‘Bir olumlu oy hakkı Kıbrıslı Türkler için hayati konularla sınırlı olsun’ diyor. ‘Hayati konular nedir?’ diye baktığımızda maalesef enerji konularını bile bizim hayati konumuz olarak görmediğini ortaya koyuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider ile 26 Şubat’ta yaptığı görüşmeyi anımsatarak, “Hem enerji politikalarının hem de merkezi federal bütçenin Kıbrıslı Türkler için hayati önemde olduğunu görmezden geliyor ve bu konulardaki Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımını kabul etmek istemiyor” diye konuştu.

“AB ÜYELİĞİNDEKİ HATALAR, DOĞAL GAZ KONUSUNDA DA TEKRARLANIYOR”

Uluslararası toplumun bu konulardaki yanlış konumunun Kıbrıs’ta çözüme yardımcı olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, 2002-2004 yıllarındaki Avrupa Birliği (AB) sürecinde, Rumların tek başına AB üyesi olmasına neden olan yanlış ve hatalı politikaların bugün doğal gaz alanında tekrarladığını söyledi.

Uluslararası toplumun yanlış yapmaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:

“Rumlara, ‘Bu sizin hakkınızdır bu kazılara devam edebilirsiniz, araştırmalarınıza devam edebilirsiniz’ deyip arka sıvazlayıcı tavırlar sürdükçe, ne yazık ki ne Kıbrıs’ta ne Doğu Akdeniz’de istikrara ve barışa yardımcı olunmamaktadır. BM olsun, AB olsun veyahut da tek tek büyük devletler olsun bu konuda büyük yanlış içerisindedirler. ‘Kıbrıslı Türklerin de hakkı var’ deyip işi geçiştirmeye çalışıyorlar ama bu hak, ta işin başından, planlama aşamasından sonuçlandırma aşamasına kadar birlikte kotarılması gereken bir süreçtir. Yoksa, ‘Rumların hakkıdır bunu yapacak, kazacak, bulacak, ileride çözüm olursa eğer bir gün o zaman Kıbrıslı Türkler de hakkını alır’ deyip, topu bilinmez bir geleceğe atmak yanlışların en büyüğüdür ve uluslararası toplum bu yanlışı ne yazık ki yapmaya devam ediyor.”

“TÜRKİYE VE KIBRIS TÜRKLERİNİ DENKLEM DIŞINA İTMEK, BÖLGEDE İSTİKRARA VE BARIŞA KATKI SAĞLAMAZ”

En başından akıl, mantık, istikrar ve barış yolunu önerdiklerini, paylaşımı ve birlikte hareketi öngördüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu adada eğer makul bir çözüm olursa sadece iki toplumun değil Türk ve Yunan uluslarının da bundan yarar göreceğini gördük, söyledik, göstermeye çalıştık. Doğu Akdeniz’de akılcı bir yöntemle en mantıklı yol olan Türkiye güzergâhını da dikkate alarak doğal gaz konusunda iş birliği yapmanın en akılcı yol olduğunun hep altını çizdik. Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini denklem dışına itmek bu bölgede istikrara ve barışa katkı sağlamaz” dedi.

“ULUSLARARASI TOPLUM YANLIŞ YERDE DURMAKTAN VAZGEÇSİN”

Cumhurbaşkanı Akıncı, East-Med boru hattı projesinin, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs, İtalya güzergahında yapılması ve çok daha derin sulardan, Ege’den geçmesi öngörülen, Türkiye güzergahına kıyasla çok daha uzun mesafe ve çok daha pahalı bir güzergah olduğunu belirterek, Rum tarafının bunu daha ileriye taşımak için çabalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Doğu Akdeniz’in bir barış, istikrar ve işbirliği havzasına dönüşebileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu konuda yeter ki uluslararası toplum da yanlış yerde durmaktan vazgeçsin” dedi.

“HAKLI VE TUTARLI TAVRIMIZI KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRMELİYİZ”

“Masada da sahada da haklı ve tutarlı tavrımızı kararlı bir şekilde sürdürmeliyiz” diyerek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sismik araştırmaları ve kazı çalışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Akıncı, masada ve sahada güçlü olmaya devam edeceklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Sahada da haklarımızı korumanın yolarını elbette bulacağız. Bu faaliyetlerden dolayı rahatsızlık duyanlar var. Onlara söylediğimiz şudur; Rum tarafı bu girişimleri yaptığında neredeydiniz, onlara ne diyorsunuz, ne dediniz veya ne diyeceksiniz? Onlara bir şey yok. Onlara bir şey yoksa, bizim yaptığımız aksiyona karşı reaksiyondur, Rumların tavrını dengeleme siyasetidir, başka bir şey değildir. Yaptığımız, haklarımızı koruma siyasetidir ve bunun da başka bir yolu yoktur. Eğer siz araştıracaksanız, biz de araştıracağız. Eğer siz kazacaksanız biz de kazacağız. Kıbrıslı Türkler olarak bu konuda Türkiye ile işbirliği içindeyiz, Türkiye’nin iki sondaj gemisi var, bunlar yeri ve zamanı geldikçe buralarda bu görevi ifa edecekler, etmeye de başladılar zaten. Dolayısıyla haklılığımızın verdiği bir güçlülükle yolumuza devem edeceğiz. Hem sahada, hem masada güçlü olmaya devam edeceğiz. Sahada güçlü oldukça masada da daha güçlü olacağız.”

Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması’na Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavşoğlu da katılarak bir konuşma yaptı.

Küresel Gazeteciler Konseyi Medya Buluşması için KKTC’ye gelen konuk gazeteciler Cumhurbaşkanı Akıncı’ya konuşmasının ardından yöresel armağanlar takdim etti.