EN

“Siyasi eşitlik bizim için son derece önemlidir. Siyasi eşitlik ancak etkin katılımla birlikte anılırsa anlamlı olur"

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Cumhurbaşkanı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katılımıyla Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin genel başkanları ile toplantısının ardından, Çavuşoğlu ile birlikte ortak basın açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Çavuşoğlu ve çalışma ekibiyle önce baş başa heyetlerle, daha sonra da Cumhuriyet Meclisi’nde bulunan hükümet ve muhalefet partilerinin genel başkanlarıyla toplantı yaptıklarını, Doğu Akdeniz’i meşgul eden doğal gaz konusu üzerinde etraflıca durduklarını ve Kıbrıs sorununu enine boyuna değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi.

Doğal gazla ilgili her zaman söylediğinin altını bir kez daha çizmekte yarar gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Doğu Akdeniz’deki zenginliklerin, doğal kaynakların, Doğu Akdeniz’de işbirliğine, barışa ve istikrara katkıda bulunmasını hep arzu ettik, her zaman bunun altını çizdik. Bu doğrultuda öneriler yaptık. Doğal gaz konusunun bir gerginlik alanı değil, bir barış köprüsü olmasını temenni ettik ve bu doğrultuda da bildiğiniz gibi ortak komite önerisinde bulunduk” dedi.

“BİZE İLETİLEN ÖNERİNİN KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Ortak Komite önerisinin 2011 yılından beri masada olduğunu, göreve başladığı 2015’den itibaren tekrar tekrar gündeme getirdiğini ve önerinin daha ayrıntılı hale getirilerek 13 Temmuz 2019’da yinelendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu:

“Ama ne yazık ki Rum tarafının hemen kategorik reddetmesiyle karşılaştık. Onun karşılığında bize iletilen öneri kabul edilmesi mümkün olmayan, ortaklaşa bir şey yapılması fikrini dışlayan, sadece Kıbrıs Türk tarafına bilgi vermeyi içeren, bu bilgiyi verirken de Türkiye ile Rum yönetiminin bir masa etrafında bir araya gelmesini ve münhasır ekonomik alanların belirlenmesini içeren bir öneriyle karşılaştık. Basına yüzde 30 diye yansıdığı için düzeltmek ihtiyacındayım; Rum tarafının sunduğu öneride nüfus bazında bir gelir paylaşımından bahsediyor ve eğer ‘Türkiye Rum yönetimini tanır ve bu münhasır ekonomik alan konusunda uzlaşırsa ve buradan da gemilerini çeker araştırma çalışmalarını, sondaj çalışmalarını sonlandırırsa o zaman bu nüfus bazındaki yardımdan Kıbrıslı Türkler de yararlanabilir, o fonda toplanacak paradan nüfus bazında Kıbrıs Türk tarafı da yararlanabilir’ ifadelerini içeren bir öneri.”

“BİZE GÖRE, DOĞAL GAZ KONUSUYLA İLGİLİ YAPILMASI GEREKEN BELLİ”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, doğal gaz konusuyla ilgili yapılması gerekenin belli olduğunu ifade ederek, “Ya Kıbrıs’ta bir çözüm oluncaya kadar tüm taraflar bu çalışmalardan uzak durma seçeneğini değerlendirebilirlerdi, ya ikinci seçenek olarak, bizim önerdiğimiz ortak komite fikri üzerinde mutabakat sağlayıp bu konuda iş birliği yapabilirlerdi, ya da her ikisi olmuyorsa iki taraf ayrı ayrı yoluna devam etmek durumunda kalırdı, nitekim olanda bu son söylediğimiz. Bugün olanda bu” dedi.

“ÖNERİMİZ HALA GEÇERLİ”

Ortak Komite önerilerinin hala geçerli ve masada olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, Ortak Komite önerisi konusunda bazı Avrupa Birliği ülkelerinden olumlu dönüşler aldıklarını aktararak, şöyle devam etti:

“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bize gönderdiği mektupta, ima yollu da olsa bu öneriden duyduğu mutluluğu, memnuniyeti bir şekilde ifade etmiştir. Bunun ötesinde Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in bize mektubu oldu, onların da önerimize uzak olduklarını hissetmedik. Gerçi, ‘çözüm olsun bu sorunlar aşılsın’ denmektedir ama ‘bu kaynaklarda her iki tarafın hakkı olduğu’ mektubunda teslim edilmektedir.”

“ELİ KOLU BAĞLI BİR ŞEKİLDE BEKLEMEYECEĞİMİZİN DE BİLİNMESİNİ İSTİYORUZ”

Ortak davranıştan yana tutumlarını sürdüreceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Türkiye ile iş birliği içerisinde bu konuda eli kolu bağlı bir şekilde beklemeyeceğimizin de bilinmesini istiyoruz. Madem ki ortak fikir etrafında buluşamıyoruz, o zaman ayrı ayrı bu aramalar devam edecek. Bunun başka yolu yok. Ancak, eğer önerimize sıcak bakma noktasında bir gelişme olursa, ben eminim ki, gerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bizler gerekse Türkiye Cumhuriyeti bu konuda olayı olumlu olarak değerlendirmeye hazır olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, doğal gaz konusunun dışında Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri de ele aldıklarını söyledi.

“SİYASİ EŞİTLİK BİZİM İÇİN SON DERECE ÖNEMLİDİR. SİYASİ EŞİTLİK ANCAK ETKİN KATILIMLA BİRLİKTE ANILIRSA ANLAMLI OLUR”

BM Genel Sekreteri’nin Geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Lute ile yapılan görüşmelerde bir başlangıç noktası olacak referans kavramlarının (Terms of Reference) oluşabilmesi için önemli görülen noktaların paylaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Akıncı, şunları kaydetti: “Siyasi eşitlik bizim için son derece önemlidir. Siyasi eşitlik ancak etkin katılımla birlikte anılırsa anlamlı olur. Siyasi eşitlikten kastımız içi boş bir kavram değildir. Kararlara iki tarafın da katılımı önemlidir. Bunlar zaten, geçmiş mutabakatların ve belgelerin de bir parçasıdır”

“30 HAZİRAN BELGESİNİN İÇERDİĞİ ÖNEMLİ HUSUSLAR VARDIR”

BM Genel Sekreteri Guterres’in 30 Haziran 2017 tarihinde sunmuş olduğu belgenin tarihiyle ilgili olarak Rum Lider Anastasiadis’in 4 Temmuz tarihini gündeme getirdiğini lakin böyle bir belgenin var olmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “30 Haziran belgesinin içerdiği önemli unsurlar vardır. Bunların değerlendirilmesinin gerekli olduğunu son bir yılda yaptığım temaslarda her vesileyle vurguladım. Sayın Lute ile yaptığımız temaslarda bir kere daha bunların altını çizme fırsatı buldum” dedi.

“GEÇMİŞ MUTABAKATLARIN BİR BÜTÜN OLARAK KABUL EDİLMESİ GEREK”

Geçmiş mutabakatların dipnotlarıyla birlikte önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, geçmiş mutabakatların bir bütün olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

Ucu açık, sonuç odaklı olmayan, Kıbrıs Türk Halkı’nı yıllarca sonuçsuz müzakerelerle oyalayacak bir sürece girilmeyeceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Akıncı, bu konunun Lute’a da aktarıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “BM Genel Sekreteri’nin raporlarına da girmiş olan bu konu; bizim önem verdiğimiz konuların başlıcalarından biridir” dedi.

Görünebilir bir gelecekten bahseden, “Ucu açık süreçler geleceğe dair değil artık geçmişe ait süreçlerdir” şeklinde ifadelerin yer aldığı BM raporları olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Biz bunların çok daha net ve güçlendirilmiş ifadelerle berraklaşmasını istiyoruz. Biz bunu bir sonuca gidilmesi için istiyoruz. Eğer bir süreç başlayacaksa sonuç vermesini istiyoruz… Bundan dolayıdır ki bu konularda hassasiyetimizi sürdürüyoruz” dedi.

“BEŞLİ GAYRİ RESMİ BULUŞMA ÖNERİSİ İHMAL EDİLMEMESİ GEREKEN BİR KONUDUR”

Türkiye Cumhuriyeti tarafından sunulan beşli gayri resmi buluşma önerisinin öneminin altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu öneriye biz hiçbir zaman soğuk bakmadık. BM’nin de soğuk bakacağını düşünmüyoruz, ancak bunun zamanlamasının ne şekilde olacağı Sayın Genel Sekreter ile oturulup konuşulması gereken bir konudur” dedi.

BM Genel Sekreteri Guterres ile yaptığı telefon görüşmesinde Genel Sekreter’in referans kavramları ile ilgili sürecin ilerletilmesini beklediğini söylediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, Lute’un bu çerçevede adada temaslarda bulunduğunu belirterek, “Biz de onunla konuşarak bu çerçevede hareket ettik ve bugünkü noktaya geldik. Şu an itibarı ile alınmış bir mesafe vardır ama bitmiş bir konu yoktur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Sabırla, iyi niyetle, yapıcı bir ruhla ama netlik içerecek, muğlaklık içermeyecek, Kıbrıs Türk halkının olası bir çözümde Kuzey Kıbrıs’taki kurucu devletin siyasi eşitliğini, özgürlüğünü ve güvenliğini tehlikeye atmayacak düzenlemelerin yapılacağı bir çerçeve istiyoruz. Bunun için uğraşıyoruz” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla bu çerçevede görüşlerini teati ettiklerini, parti liderlerinin de kendi düşüncelerini ilettiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, çalışmaların bu çerçevede sürdürüleceğini dile getirdi.

TÜRKİYE DIŞİŞLERİ BAKANI ÇAVUŞOĞLU: “5 ARTI BM FORMATINDA BİR GAYRİ RESMİ TOPLANTI OLSUN VE NEYİ MÜZAKERE EDECEĞİMİZİ BURADA BELİRLEYELİM”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafı ile siyasi eşitliği kabul etmediğini belirtti. Çavuşoğlu, Kıbrıs sorununda neyin müzakere edileceğinin belirlenmesi için “5 artı BM” formatında gayrı resmi bir toplantı yapılmasını önerdi.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türk tarafının Kıbrıs meselesinin çözümü için 50 yıl güçlü bir irade ortaya koyduğunu, Kıbrıs Rum tarafında ise bu iradenin gerçekte hiç olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, “Rum tarafı yönetim ve refahı, Türk tarafı ile siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istemiyor” dedi.

“RUM TARAFINDA ZİHNİYET DEĞİŞLİKLİĞİ OLDUĞUNA İKNA OLMADIK”

Müzakerelerin yeniden başlaması için, belirlenmesi gereken referans şartlarının üzerinde çalışma yapmak üzere adaya gelen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un temaslarına da değinen Çavuşoğlu, “Ne yazık ki Kıbrıs Türk tarafının siyasi eşitliğinin kabulü yönünde Rum tarafında bir zihniyet değişikliği olduğuna ikna olmadık” diye konuştu.

Türkiye’nin Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliği ve güvenliğini güvence altına alan hiçbir modelini dışlamadıklarını ancak “Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğinin önceden kabul edilmesi” gerektiğini belirten Mevlüt Çavuşoğlu, “müzakereler hele bir başlasın sonra bakarız” yaklaşımının 50 yıl denendiğini ve bir sonuç elde edilemediğini söyledi.

“BEŞLİ TOPLANTIDA NEYİ MÜZAKERE EDECEĞİMİZİ BELİRLEYELİM”

Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in, iki devletli çözüm, gevşek federasyon, adem-i merkeziyetçi gibi farklı modellerden bahsettiğini kaydeden Çavuşoğlu, “Anastasiadis farklı kişilere farklı şeyler söyleme konusunda mahirdir. O nedenle 5’li bir toplantıda bunlar netliğe kavuşsun dedik. Neyi müzakere edeceğimizi birlikte kararlaştırmamız lazım. Birleşmiş Milletler’in de olduğu ortamda, 5 artı BM formatında bir gayri resmi toplantı olsun ve neyi müzakere edeceğimizi burada belirleyelim” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, bu yapıldıktan sonra da referans şartlarının netleştirilebileceği ve müzakerelere yeniden başlanabileceğini anlattı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Kıbrıs Rum tarafı Türk tarafıyla, iktidar ve refahı, siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istiyorsa, bunun ilkeleri üzerinde önceden anlaşılır ve sonra müzakereler başlar. ‘Yok ben bunu yapamam’ diyorsa, o zaman siyasi eşitlik temelinde bir ortaklık değil egemen eşitlik temelinde bir ortaklık kurulmaya çalışılır” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceğini, Kıbrıs Rum tarafının bunda ısrar etmesinin de anlamı olmadığını, siyasi eşitlik olmadan müzakere sürecine girilmesinin zaman kaybından başka sonuç doğurmayacağını da söyledi.

“DOĞAL KAYNAKLARLA İLGİLİ ÖNERİ HALEN MASADA”

Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarını korumaktan vazgeçmeyeceklerini her vesileyle gösterdiklerini kaydeden Çavuşoğlu, “Rum tarafı adanın doğal kaynaklarını da paylaşma niyetinde değil. Rum Yönetimi 2011 ve 2012’de yaptığı gibi Kıbrıs Türk tarafının 13 Temmuz tarihli hidrokarbon iş birliği önerisini tereddütsüz reddetmiştir. Bu öneri halen masadadır” diye konuştu.

Kıbrıs Rum tarafının söz konusu öneriyi kabul etmemesi halinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Şirketinin (TPAO) Akdeniz’deki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini de belirten Çavuşoğlu, “Rum tarafı Kıbrıs Türkü’nü adanın asli unsuru ve ortak sahibi olarak kabul ediyorsa öneriyi hemen dikkate alıp kabul etmesi gerekiyor” dedi.

“RUM ÖNERİSİ CİDDİYETTEN UZAK”

Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum tarafının doğal gazla ilgili önerisinin “ciddiyetten uzak olduğunu, gerçekçi ve kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmadığını” söyledi.