EN

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: "Genel Sekretere Pozisyunumuzu Bir Kez Daha Aktardık"

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in önümüzdeki süreçte resmi müzakerelerin başlaması için iki taraf arasında ortak zemin arayışı içerisinde olacağını ifade ederek, "bir özel temsilcinin atamasıyla sürecin daha hızlanabileceği ve daha ciddi bir şekilde ele alınabileceği" önerisinde bulunduğunu söyledi. Kıbrıs Türk tarafı olarak bunu değerlendireceklerini Guterres’e söylediklerini ifade eden Tatar, Guterres’in bu önerisini diğer ilgili taraflarla, Ankara, Atina ve Rum tarafı ile de istişare ettiğini belirterek, “Bu konuda bir değerlendirme olacaktır ve bunun neticesini göreceğiz” dedi.
 
Brüksel’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu akşam saat 21.00 sıralarında yurda döndü. Cumhurbaşkanı Tatar, Ercan Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
 
 “BMGS, EYLÜL’DE NEW YORK TOPLANTILARDAN SONRA CENEVRE’DE TOPLANTI KONUSUNU DEĞERLENDİRECEK”
 
 Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri ile Brüksel’de yarım saatten fazla bir süre “faydalı” ve “samimi” bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “BM Genel Sekreter ile yaptığımız toplantıda, egemen eşitliğimizin fevkalade önemli olduğunu ve dolayısıyla Cenevre’de kendisine sunduğumuz 6 maddelik öneride ifade ettiğimiz gibi, egemen eşitliğimizin tanınması ve eşit uluslararası statümüzün kabul görmesiyle resmi müzakerelere geçebileceğimizi yineledik” dedi.
 
Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreter’in de gelinen bu süreçte; iki tarafı da dinlemekte olduğunu ve Cenevre’deki kapanış konuşmasında belirttiği üzere ‘henüz bir ortak zemin bulanamadığı için resmi müzakere geçilmediğini, ancak özel danışmanıyla bunun arayışı içerisinde olduğunu ve temaslar yaptığını söyledi.
 
Tatar, “Ancak belli ki Eylül ayında bizi davet ettiği New York toplantılarından sonra Cenevre'de 5+1 bir toplantı olur mu olmaz mı onun değerlendirmesini yapacaktır. Bizlerin direkt olarak resmi müzakerelere geçmemiz söz konusu değildir” diye konuştu.
 
 “GENEL SEKRETERR POZİSYONUMUZU BİR KEZ DAHA AKTARDIK”
 
 Tatar, BM Genel Sekreteri ile Brüksel’de yaptıkları toplantıda, Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunu bir kez daha ifade etme fırsatı bulduklarını yineleyerek, “samimi bir ortamda kendisine neden böyle bir talepte bulunduğumuzu aktardık. Kıbrıs’ın geçmişine baktığımızda biz kurucu ortağın bir tarafıyız ve dolayısıyla Kıbrıslı Rumlar ne kadar egemen ise bizlerin de o kadar egemen olduğu; onların ne kadar uluslararası bir statüsü varsa, bizlerin de o kadar, en azından eşitlik temelinde, uluslararası statümüzün olması gerektiğini belirttik” dedi.
 
 Tatar, “Kıbrıs’ın tarihine bakıldığında, İngiltere Kıbrıs’tan çekilirken, egemenliği iki ayrı halka devretmişir. Bunu bütün dünya belki hala anlamıştır değildir. Ama biz bunları tüm dünya ile paylaşıyoruz ve mücadelemizi bu şekilde veriyoruz” diye konuştu.
 
"AB İSTEDİ DİYE KIBRIS RUM CUMHURİYETİ’NE YAMA OLMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”
 
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Liderler Zirevsi’ne ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Tatar, “Bazı AB üye ülkeleri yetklilerinin ve yöneticilerinin yaptığı bir takım açıklamalar da bizleri gerçekten üzmüştür” dedi.
 AB Konseyi Liderler Zirvesi Sonuçlarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı olarak bir açıklama yaptıklarını da anımsatan Cumhurbaşkanı, konuşmasına şöyle devam etti:
 "Ya Kıbrıs’ın gerçeklerini iyi bilmiyorlar ya da bilmek istemiyorlar, çünkü Kıbrıs’ta zaten iki ayrı devlet vardır. Kıbrıs’ta bizim iki devlet beklentimiz, eğemenliğimizin dikkate alınmasıyla zaten olacaktır... Kıbrıs’ın gerçeklerine baktığımız zaman iki ayrı devlet vardır. Kendi kendini yönetmekte olan Kıbrıs Türk halkı, AB istedi diye Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne, yani Güney’deki devlete yama olmamız söz konusu değildir. Zaten bu federal temeldeki, iki toplumlu görüşmeler, Annan Planı da dahil, hiçbir zaman bir neticeye ulaşamamıştır çünkü Kıbrıslı Rumlar o eşitlik temelinde bizlerle bir ortaklık niyetinde olmamışlardır. Tüm bu fırsatlar denendiği ve tüketildiği için bu noktada olduğumuzu tekrar Genel Sekreter ile paylaştık.”
 
“GENEL SEKRETER, KIBRIS MESELESİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR”
 
"BM Genel Sekreteri Guterres, Crans Montana’da da tecrübe ve deneyim kazandığı için Kıbrıs meselesini çok iyi biliyor” diyen Tatar, BM Genel Sekreterliği’ne beş yıl süreliğine yeniden seçilmesinden dolayı yaptıkları toplantıda Guterres’i bir kez daha tebrik ettiğini de söyledi.
 
Tatar, “Bunun rahatlığı içerisinde bunu (Kıbrıs sorununu) yönetirken gerçekten ortak zemin var mı yok mu ona bakması lazımdır. Ortak zemin olduğunda tabii ki resmi müzakerelere geçebileceğimizi kendisiyle tekradan paylaştık” dedi.
 
“GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER SADECE GÜNLÜK HAYATI KOLAYLAŞTIRICI KONULARDA ALINABİLİNİR”
 
 Guterres ile yaptıkları toplantıda Güven Artırıcı Önlemlerin de gündeme geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, bu konuda da Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiades’in bir takım beklentileri olduğunu ancak Kıbrıs Türk tarafının, Türkiye ile yaptığı istişarelerde, kapılarda olduğu gibi, hem Türklerin, hem de Rumların günlük hayatını kolaylaştıracak noktalarda Güven Artırıcı Önlemler konusunda bir takım kararlar alınabileceğini aktardıklarını söyledi.
 
Tatar, “Kıbrıs konusunun özünü etkileyecek ve dolayısıyla bizim egemenlik konusundaki beklentilerimizi raydan çıktacak önemli meselelerin; Güven Artırıcı Önlemler çerçevesinde değil, ancak Kıbrıs sorununun bütüncül bir şekilde ele alınabileceğini Genel Sekreter’e ifade ettik. Kendisi de bunları anlayışla karşılamıştır” dedi.
 
HİDROKARBON KONUSU
Cumhurbaşkanı Tatar, hidrokarbon konusunun Avrupa Birliği’nin toplantılarında gündeme geldiğini ifade ederek, hidrokarbon konusunda Türkler ve Rumlar olmak üzere iki taraf olduğunu, Rumların tek başlarına hareket etmelerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Tatar, Kıbrıs Türk tarafının Türkiye ile bu konuda benzer hareketlerde bulunduğunu ve bundan sonra da bulunabileceğini belirterek, "Ancak bizim, 13 Temmuz 2019’da önerdiğimiz gibi ortak bir komitenin kurulması ve bu komite ile bu süreçlerin yürütülmesidir” dedi.
Tatar, “Bu en doğrusudur, çünkü eğemenlik, adalet ve beklenti bunu gerektirir. Kıbrıs adasının tek sahibi Rumlar değildir, ancak şu an bir adaletsizlik ve eşitsizlik vardır” şeklinde konuşmasına devam etti.
 
GUTERRES’İN ÖZEL TEMSİLCİ ATAMA KONUSU
 
 Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreteri’nin ortak zemin arayışı çalışmaları kapsamında "Özel Temsilci" atanmasıyla sürecin hızlanabileceği ve daha ciddi bir şekilde ele alınabileceği önerisinde bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
 “BM Genel Sekreteri’ne, egemen eşitliğimizin ve uluslararası eşit statümüzün kabül edilmesiyle resmi müzakerelerin başlayabileceğini ifade ettik ve Genel Sekreter buna saygı duymuştur ve önümüzdeki süreçte ortak zemin var mı yok mu bunun arayışı içerisinde olacaktır. Bu çalışmalarına yönelik kendisi bizlere özel bir temsilcinin (special envoy) atamasıyla bu sürecin daha hızlanabileceği, daha ciddi bir şekilde ele alınabileceği önerisinde bulunmuştur. Bunu da kendisine değerlendireceğimizi söyledik. Tabii bunu diğer taraflarla da istişare etmiştir. Gerek Ankara, gerek Yunanistan ve Rum tarafı ile. Bu konuda bir değerlendirme olacaktır ve bunun neticesini göreceğiz” dedi.
 
 “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN HEM NATO, HEM BRÜKSEL VE AB NEZDİNDEKİ BÜYÜKELÇİLERİYLE TEMASLARDA BULUNDUK”
 
Cumhurbaşkanı Tatar, Bürksel’de Türkiye Cumhuriyeti’nin hem NATO, hem Brükse,l hem de AB nezdindeki büyükelçileri ile temaslarda bulunduğunu ve Kıbrıs meselesi konusunda isitişarelerde bulunduklarını da ifade ederek, “Brüksel önemli bir yer, AB’nin merkezi. Orada büyükelçilerle yaptığımız değerlendirme toplantıları da bize epeyi fayda sağlamıştır ve bunları ileriye taşıyacağız” dedi.
 
MİÇOTAKİS İLE “AYAKÜSTÜ SOHBET” KONUSU
 
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kaldığı otelin kahvaltı salonunda Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile ayaküstü yaptığı sohbete ilişkin bir fotoğrafın medyaya servis edilmesi ile bir takım yorumlar yapıldığına işaret ederek, bunlara açıklık getirdi:
“Yunanistan Başbakanına neden 2 devlet talebinde bulunduğumuzu, Kıbrıs’ta iki devletin zaten bulunduğunu ve 60 yıl geriye sayarak Kıbrıs’ı farklı bir noktaya götürmenin bu saatten sonra pek de mümkün olamayacağını, federal temelde yapılan görüşmelerin son 50 yıldır hiçbir başarı elde edilemeden, bu fırsatların kaçılıdığını anlattım. O da bana ‘bunun kabul görmeyeceğini’ söylemiştir. Netice itibarıyla kendisi Yunanistan’ın Başbakanı’dır ve garantör ülkedir. Cenevre’de yapılan toplantılarda da Yunanistan Dışileri Bakanı Dendias ile de bu konuları görüşmüş bir kişiyim.”
 
Tatar, Miçotakis ile resmi bir toplantı yapmadığını ancak yaptıkları ayaküstü görüşmeyi duymayan kalmadığını ifade ederek, “Bizim yaptığımız doğru idi, bir salonda bir görüşme fırsatı olduğunda bunu değerlendirirsiniz. Görüşmekten daha güzel birşey olamaz” dedi