EN

Cumhurbaşkanlığı Basın ve Halka İlişkiler Bürosu açıklaması:

“Akıl, sağduyu ve vicdan sahibi halkımızın büyük bir çoğunluğunun, halkın malı olacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binasıyla ilgili sergilediği sağduyulu tavrın; yürütülen manipülasyon ve saldırgan tutumlar karşısında üstün geleceğine inancımızı yineliyoruz”



İktidar eleştirisi yapmak ve nefret siyaseti gütmek arasındaki farkı idrak edememiş bazı odaklar tarafından KKTC-TC Ekonomik ve Mali İş Birliği Protokolü’ndeki Ankara kaynaklı projelerden biri olan, 350 dönüm halka açık Milli Park’ın, fiziksel koşullarıyla bugün artık yetersiz kalan KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binasının yenisinin de yer alacağı projelere yönelik yapılan manipülasyonla bezenmiş iddialar, üzülerek gözlemlemekteyiz ki devam etmektedir. 

Kimi zaman gerçek dışı, kimi zaman çarpıtılmış bir şekilde yapılan açıklamalarla ülkedeki yapısal sorunların çözümüne ayrılan bütçenin, yeni Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binasının yapımında kullanılacak olan kaynağa aktarıldığı algısının zorla yaratılmak istenmesi, en basit tabirle aymazlıktır.

Bugün bazı sendika başkan ve yöneticileri tarafından Cumhurbaşkanlığı önünde yapılan basın açıklamasında değinilenler hem ciddi bir mantık hatası barındırmakta, hem de soğuk savaş dönemi taktiklerinin kötü bir kopyası niteliği taşımaktadır.

Unutulmamalıdır ki sendikaların öncelikli görevi, çalışma koşullarını oluşturan konuların önemini gündemde tutmak ve anlatmaktır. Hal böyleyken, görev ve sorumluluklarını terk ederek halkın iradesi ile göreve gelmiş Cumhurbaşkanı’na yönelik sistematik bir şekilde, maksatlı, haddini aşan ve hasmane bir üslupla gerçek dışı eleştirilerde bulunan “sendikacılarla” ilgili takdiri, halkın yüce vicdanına bırakıyoruz.

Sağduyu sahibi, vicdanı hür sendika üyelerinin yaşananlarla ilgili doğru bir muhakeme yapacağına, pozitif bir duruş sergilemekten uzak, yapıcı siyaseti terk ederek çatışma ve gerilim üzerinden kendini var etme çabası güden bu çağdışı sendikal ağalık zihniyetine daha fazla müsamaha göstermeyeceklerine güvenimiz tamdır.

Hem fiziksel anlamda barındırdığı tehlikeler, hem de fonksiyonellik açısından sıkıntılarıyla birçok konuda olumsuzluk yaşanmasına neden olan mevcut Cumhurbaşkanlığı binasının yerine yapılması planlanan 350 dönüm halka açık Milli Park’ın, KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binasının şehircilik açısından uygunluğunu görmezden gelen odaklara hatırlatmakta fayda vardır; 
Yeni yerleşkenin, mevcut binanın yer aldığı alandan halihazırda yaklaşık 6 kat büyüklükte bir alana sahip olması ve genişleme imkânı bulunması, sınırlayıcı faktörlerin kentsel koruma alanı olan Surlariçi’ne nazaran çok daha esnek olması, bulunduğu konum ve sahip olduğu topoğrafya nedeniyle algılanabilir olması hiç kuşkusuz akla ilk gelen unsurlardır.
Kent içi ve kent dışı ulaşılabilirliğin güçlü olması, geçmiş dönemlerde kent parkı yapılması amacı ile KKTC Meclisi’nin kullanımına verilen alanın, başkentin en büyük “kent parkı” olma potansiyeli taşıması da ayrıca büyük önem arz etmektedir.
Yeni Cumhurbaşkanlığı binasının yapılmasıyla birlikte; mevcut binanın müze, sanat galerisi veya benzeri kültürel maksatlarla kullanımının turizm bölgesi ilân edilen Surlariçi’ne katkı sağlayacak olması da hem mali, hem sosyal hem de kültürel açıdan artı bir değer olacaktır.


Siyaseten bakıldığında ise bahse konu yeni proje, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın göreve gelmesiyle kökleşen yeni siyaset olan “egemen eşit iki devlet” anlayışının daha da derinleşmesi, KKTC’nin bağımsızlığının ve egemenliğinin nişanesi olacak olması bakımından önemlidir.
Devlet sahibi olmanın, egemenliğin erdemiyle sömürge döneminden kalan bir yapının bağımsız ve özgür bir devletin itibarını da temsil edecek bir yapıya dönüştürülmesinin anlamının altını çizmekte de ayrıca fayda vardır.


Akıl, sağduyu ve vicdan sahibi halkımızın büyük bir çoğunluğunun, halkın malı olacak olan KKTC Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binasıyla ilgili sergilediği sağduyulu tavrın; yürütülen manipülasyon ve saldırgan tutumlar karşısında üstün geleceğine inancımızı yineliyor, egemen eşit iki devletin iş birliğini öngören bir çözümü savunan, halkın büyük onayı ile bunu dünyaya anlatma konusunda yürüttüğü proaktif siyasetle Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına sahip çıkan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a yönelik yürütülen etik olmayan ve gerçek dışı iddiaları sahiplerine geri iade ediyoruz.