EN

Cumhurbaşkanlığı’nda ikinci yılını tamamlayan Cumhurbaşkanı Tatar vurguladı

“Ana hedefim; Kıbrıs Türk halkının eşit, egemen, bağımsız ve özgür olarak kendi vatanında yaşamasıdır. Halkıma verdiğim sözleri yerine getirmenin huzuru içerisindeyim.”

Fotoğraflar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Yeni Bir Dönem Yeni Bir Vizyon Yolunda Cumhurbaşkanlığı’nda İki Yıl” sloganıyla Cumhurbaşkanlığı’nda geçirdiği iki yılı ve hedeflerini anlattı.
 
Ana hedefinin; Kıbrıs Türk halkının egemen, bağımsız ve özgür olarak kendi vatanında, kendi devletinin çatısı altında yaşayacağı adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir antlaşmaya ulaşmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar; “Cumhurbaşkanlığı’nda iki yıl geride kalırken, halkıma verdiğim sözleri yerine getirmenin huzuru içerisindeyim” dedi.
 
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta bir antlaşma olacaksa egemen eşitlik temelinde ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statü haklarının kabul görmesi ile başlayacak resmi müzakere sürecine geçtikten sonra, egemen eşitlik anlamında oluşacak yeni bir modelde, Kıbrıs’ta iki ayrı devletin işbirliğiyle bir antlaşmanın olabileceğini ifade etti. 
 
Bu konuda halka verdiği sözü tutmakla birlikte bu süreçte çok önemli adımlar atıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu siyasete tam destek verdiğini vurguladı ve 1968 yılında başlayan müzakere süreçlerinde, Rum tarafının her zaman sonuca ulaşılmasını engelleyen taraf olduğunu kaydederek federal çözüm arayışlarında da bütün aşamaların tüketildiğini belirtti.
 
Cumhurbaşkanı Tatar, bu amaçla yeni siyaset ve bu yeni anlayışa Türkiye’nin de desteğiyle hız verdiklerini vurguladı ve iki devlet konusunun,“yıllardan sonra yakalanan bir ivme” olduğuna dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Tatar, federal temelde bir antlaşmanın risklerinin belli olduğunu, ancak o dönemki siyasetin bunu getirdiğini, iki devlet arzusu olsa da federal zeminde görüşmelerin yapıldığını, ancak geçen süreçte bunun mümkün olamayacağının ortaya çıktığını kaydetti.
Rumların AB üyesi olduktan sonra Kıbrıs Türk halkının eşitliğini kabul etmelerinin zor olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bu sürecin sonucunun çok açık olduğunu, bu yüzden siyasetlerinin ray değiştirdiğini kaydederek; “Benim Cumhurbaşkanlığı’ndaki en büyük iddiam buydu ve bunu başardığıma inanmaktayım. Tanınmayı destekleyen çok sayıda dost devlet, kurum, kuruluş vardır, bu ne zaman gerçekleşecek göreceğiz, ancak bu öyle bir ivme kazanmıştır ki artık geri dönüşü yoktur, çünkü dünya ve dengeler artık değişmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Tatar; “Artık devletimiz, egemenliğimiz değer kazanmıştır, statü kazanmıştır. Doğu Akdeniz’de her alanda KKTC’nin önemi artmıştır. Bu ortamda yeni siyasetimiz önemlidir, kutsaldır. Kim ne derse desin biz başarılıyız, çünkü yıllar öncesinden bu öngörü ortaya kondu. Dirayetli ve dik durduk. Her türlü hakarete, olumsuz bakış açılarına, kısır döngü siyasete rağmen ısrarla bu konular üzerine büyük bir tutarlılıkla gittik ve haklılığımız ortaya çıkmıştır. Milli çıkarlarımız bunu gerektirmektedir” ifadelerini kullandı.
 
“Alnım açık ve başım diktir”
 
 
Cumhurbaşkanı Tatar, geride kalan iki yılda, KKTC’nin yaşatılıp yüceltilmesi, Kıbrıs Türk halkının refah ve güven içinde yaşaması, Anavatan Türkiye ile ilişkilerin sağlıklı bir şekilde geliştirilmesi, KKTC Devleti’nin dünyada hak ettiği yeri alması ve Kıbrıs’ta çözümün; egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı olması gerektiği hedefiyle bu yolda yılmadan çalıştığını vurguladı. 
 
Yeni siyaset ve çalışmalarına, içeriden ve dışarıdan şahsına karşı yapılan saldırılara ve operasyonlara aldırmadan hak ve doğru bildiği yolda halkıyla beraber yürümeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar; “Alnım açık ve başım diktir” dedi.
 
Demokratik ve şeffaf bir ortamda 18 Ekim 2020 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda halkın kendi özgür iradesiyle kendisini Cumhurbaşkanı seçtiğini ve aradan iki yıl geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, seçildiği günden bugüne siyasi görüşü ne olursa olsun herkesi sevgiyle kucakladığını ve herkese eşit davrandığını kaydetti.
 
Cumhurbaşkanı olarak göreve başlarken ettiği yemine bağlı kalarak devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız ve şartsız egemenliğini korumak için mücadele ettiğini ve hâlâ daha da bu mücadeleyisürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:
 
“Aynı şekilde hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalmaya, halkımın refah ve mutluluğu için çalışmaya, Anayasa ve yasalara bağlılıktan ayrılmamaya da yemin etmiştim. Bunları da büyük bir özen ve titizlikle yerine getirdim.Cumhurbaşkanı seçilmemle birlikte başlayan yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı çağdaş ve üretken bir yapıya kavuşturulmuş, Kıbrıs konusunun yanı sıra başta Anavatan Türkiye ile dost ve kardeş ülkelerle var olan ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi ana görevlerimden biri olmuştur. Bunların yanı sıra Anayasa’nın bana verdiği görev ve yetkilere uygun olarak halkımızın refah ve mutluluğu için ekonomik, sosyal, kültürel ve tüm diğer konularda aktif ve etkin çalışmalar içinde olunmuştur.
Cumhurbaşkanı seçilmemle birlikte geçmiş dönemlerde halka kapalı olan Cumhurbaşkanlığı’nın kapıları halka açıldı. İyi günde, kötü günde hiçbir ayırım gözetmeden her zaman halkımın yanında oldum. Halkımın ve vatandaşlarımın sorunlarına çözüm bulmak ve onlara yardımcı olabilmek için her türlü gayrette bulundum. Herkesi kucaklayan bir Cumhurbaşkanı olmaya çalıştım. Vakit buldukça, şehirleri, köyleri, esnafı, meslek odalarını, üniversiteleri, okulları, sivil toplum örgütlerini, kurum ve kuruluşları, fabrikaları, üreticileri ziyaret etmeye ve halk ile iç içe olmaya devam ettim. Hâlâ daha da buna devam ediyorum. Nereden nereye geldiğimi unutmadan halkımla birlikte olmaya gayret ediyorum.”
 
Açıklamanın tamamını ekteki dosyada bulabilirsiniz..